13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/14539 E. , 2016/11674 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı... Tic. A.Ş vekili avukat ... ile davacı Asil ... vekili avukat ... gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalı şirket ile 12.06.2009 tarihinde imzaladığı vekalet sözleşmesi ile davalı şirketin sahibi olduğu Converse markasının korunması, haksız rekabetin ve tecavüzlerin önlenmesi hususunda gerekli başvuruları yapmak, arama kararları alma ve icra ettirme ve sonucunda açılacak ceza davalarını yürütme yönünde anlaşıldığını, görevini layıkı ile yaptığı sırada davalı şirketin 26.02.2010 tarihinde gönderdiği ihtarname ile bugüne kadar yaptığı tüm yasal müracaat ve baskınları liste halinde yazılı olarak kendilerine iletmesini, yeni baskın, başvuru veya hukuki takip için kendisinden onay alınmadan işlem yapılmamasının bildirildiğini, 02.03.2010 tarihinde davalı şirketin yönetim kurulu başkanı tarafından gönderilen e-mail ile, şirket tarafından olabilecek en etik ve resmi çerçeve dahilinde kendisi ile çalışılmak istenmediğinin gönderilen ihtarname ile bildirildiğini, şahsi ve profesyonel bir ithamda bulunulmaksızın bugüne kadar verilen emekler için teşekkür edildiğini, yine 12.03.2010 tarihli e-mail ile de, bugüne kadar şirket adına yapılan tüm aramalar, ekinde arama tutanakları ile birlikte (vazgeçilenlerde dahil olmak üzere) açılmış davaların tamamının dosya numaraları ve duruşma tutanaklarıyla birlikte 3 gün içinde rapor ederek şirkete teslim etmesi gerektiğini ve şirket adına vekaletnamenin yeni iş ve dava için kullanılmaması gerektiğinin bildirildiğini yani davalı şirketin azil iradesinde bulunduğunu ve bu azlin haksız olduğunu, ihtarname göndererek akdi ve karşı yan vekalet ücreti yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi için herbir dosya yönünden toplam 3.000.00.TL, Asliye Ceza Mahkemesi için her bir dosya yönünden toplam 2.000.00.TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 469.000.00.TL vekalet ücretinin ödenmesini istediğini, davalının ihtarnameye cevap vererek itiraz ettiğini ileri sürerek haksız azilden dolayı şimdilik Cumhuriyet savcılığı aşamasındaki dosyalar yönünden hakları saklı tutularak Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ve Asliye Ceza Mahkemesindeki takip edilen dosyalar yönünden 7.500.00.TL' nın yargılama sırasında verilen ıslah dilekçesi ile 95 adet Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi dosyası yönünden 142.500.00.TL ve 42 adet Asliye Ceza Mahkemesi dosyası yönünden 42.500.00.TL olmak üzere toplam 184.500.00.TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir. Davalı, ihtarname ve e-maillerle davacı avukattan bilgi ve yeni başvuru ve dava açılmamasının istenildiğini, davacıyı azletmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmeninde geçersiz olduğunu, azletmemesine rağmen davacı avukatın işten el çektiğini bildirmesinin haksız istifa olduğunu ve hiçbir ücret istenemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 63.000.00.TL' nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Mahkemece, davacı şirket tarafından davacı avukata gönderilen ihtarname ve e-maillerdeki beyanların azil niteliği taşıdığı ve bunun haksız olduğu, taraflar arasında imzalanan 12.06.2009 tarihli vekalet sözleşmesinin 4. maddesindeki şirketin vekile hiçbir ücret ödemeyeceği ve 7. maddesindeki ceza davalarında hükmedilecek yasal vekalet ücretinin vekile ait olduğu, vekil tarafından tahsil edileceği yönündeki hükümlerin geçerli olduğu ve tarafları bağlayacağı, bu nedenle davacı avukatın davalı şirketten haksız azilden dolayı takip ettiği ve daha önceden karşı yan vekalet ücretini ilgili dosyaların taraflarından tahsil etmediği Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ve Asliye Ceza Mahkemesi' ndeki ceza davaları yönünden sonuçlanmış olup olmadıkları önemli olmadan sadece karşı yan vekalet ücreti talep edebileceği doğru olarak kabul edilmiştir. Ancak mahkemece, davacının dava ve ıslah dilekçesi ile vekalet ücreti talep ettiği ve delil listesinde bildirdiği dosyalar ile davalının delil listesinde bildirdiği tüm dosyalar, mahkemelerden aslı veya onaylı sureti celbedilerek gerekirse yeniden alanında uzman bilirkişi yada uzman bilirkişi heyetine bu dosyalar incelettirilerek taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde rapor tanzimi sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda sadece kısmi olarak celbedilen 32 adet Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi ve 15 adet Asliye Ceza Mahkemesi dosyası yönünden hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.