13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/28838 E. , 2016/11773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 4.02.2013 ve 22.06.2013 tarihinde iki ayrı gayrimenkul satış sözleşmeleri ile kira getirisi elde etme amacı ile davalı şirketten toplamda 6 adet taşınmaz satın aldığını, davalı şirketin inşaata başlamadığını, iki adet satış sözleşmesinin haklı nedenlerle feshi ile peşinat olarak ödediği 159.000 Tl nin ödeme tarihlerinden faizi ile tahsiline ve davalı şirkete verdiği 7 adet toplam 54.000 TL senetlerin bedelsiz kaldığının tespiti ile iptaline karar verilmesini istemiştir Davalı, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde "Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturdugu her türlü tüketici işlemini kapsar" hükmune yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaclı tasınmaz malları ve elektronık ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Somut olay değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasında 6 adet gayrimenkul için kira getirisi elde etme amacına yönelik satış sözleşmesinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacı, TKHK.da belirtilen “Tüketici” tanımına girmemektedir. Tarafların bu davada birbirlerine karşı olan konumları, uyuşmazlığın hukuki niteliği gözetildiğinde taraflar arasındaki ihtilafın 4077 sayılı yasa kapsamında bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davaya bakmaya genel mahkemeler görevlidir.Öyle ise mahkemece işin esası incelenerek ve ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması bozma nedenidir.