21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2015/4556 E. , 2016/172 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen ve kuruma bildiirlmeyen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacı ve davalılardan kurum ve ... vekillerince tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava; davacının davalı işyerinde 26/02/2002-10/05/2004 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin tespitine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kabulü ile davacının “ 26/02/2002 - 30/06/2002 arası 148 gün,günlük 7.400.025 Eski TL, 01/07/2002 - 31/12/2002 arası 180 gün,günlük 8.362.500 Eski TL, 01/01/2003 - 31/12/2003 arası 360 gün, günlük 10.200.000 Eski TL ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi olarak çalıştığının tespitine, ” şeklinde karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacıya ait hizmet cetvelinden davalı ... sicil no lu işyerince 11/05/2004-08/08/2010 tarihleri arasında davacı adına Kurum'a hizmet bildiriminde bulunulduğu, davalı işyerinin 16/07/1996-31/12/2004 tarihleri arasında ... sicil no ile 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu, ihtilaf konusu olmayan dönem bordroları ile ücret bordrolarının getirtildiği, davacının 06/02/2013 tarihli dilekçesi ile dava dilekçesinde “26/02/2002-01/01/2004 tarihleri arasında” olarak belirttiği tespitini talep ettiği hizmet sürelerinin “26/02/2002-10/05/2004” tarihleri arasında” şeklinde düzeltilmesini talep ettiği, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, duruşmalarda davacı ve davalı tanıklarının dinlenildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; duruşmalarda dinlenen tanıkların talep olunan tarihler arasında davacının fiilen davalı işyerinde çalıştığını doğrular nitelikte beyanda bulundukları anlaşılmakla davacının 06/02/2013 tarihli dilekçesi ile talebini düzelttiği de göz önünde bulundurularak davacının talebi gibi hüküm kurulması gerekir iken Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılamayı gerektirmediği anlaşıldığından hüküm bozulmamalı,
HMK 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.