19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2016/85 E. , 2016/18982 K.
"İçtihat Metni"5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırı davranmak suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın, anılan Kanun’un 81/4. maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 5 gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına ilişkin, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2011 tarihli ve 2010/254 Esas, 2011/117 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle hakkındaki hükmün açıklanmasına, 1 yıl hapis ve 100,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin aynı Mahkemenin 12/02/2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/99 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 06/11/2015 gün ve 72060 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/12/2015 gün ve KYB. 2015-369023 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, A-)... Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2011 tarihli ve 2010/254 esas, 2011/117 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede;
1.Kayden 23/03/1993 doğumlu olup, suçun işlendiği 23/11/2008 tarihinde 18 yaşını ikmâl etmediği anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2.5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen çocuklar açısından denetim süresinin 3 yıl olması gerektiği gözetilmeden, sanığın 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmesinde, B-)... Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/99 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede; 19/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile değiştirilen 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 23. maddesi gereğince haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen çocuklar açısından denetim süresinin 3 yıl olduğu, her ne kadar anılan kararda sanığın 5 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına karar verilmiş ise de, yasal 3 yıllık denetim süresi dikkate alındığında, bu süre içerisinde kasıtlı bir suç işlemediğinin anlaşılması karşısında, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde,
CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hüküm ilk şekliyle açıklanacak ve açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar, temyiz veya kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir.
CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca, hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getiremeyen sanık bakımından ise, yerine getirememe sebebi başta olmak üzere durumu değerlendirilip cezanın bir kısmının infaz edilmemesine, hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine ilişkin yeni bir hüküm kurulabilecektir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükümde kural olarak mahkemece bir değişiklik yapma imkanı bulunmamaktadır. Ancak bu hükmün uygulanması sırasında bazı ayrık durumların gözetilmesi gerekecektir. Şöyle ki;
Hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılan ve denetim süresi içerisinde yeniden suç işleyen sanığın,
CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hüküm açıklanmadan önce ölmesi durumunda TCK’nın 64. maddesi gereğince kamu davasının düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunduğundan, mahkemenin hükmü açıklamak yerine ölüm nedeniyle davanın düşmesine karar vermesi gerekmektedir. Bunun gibi, yargılama konusu olan eylemin daha sonraki bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması halinde de, mahkemenin CMK’nın 223/2-a ve 9. madde ve fıkraları uyarınca sanık hakkında derhal beraat kararı vermesi gerekeceğinden, önceki hükmü açıklaması beklenemez.
Yine TCK’nın 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” Hükmü uyarınca daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla; 18 yaşını doldurmuş ve 65 yaşını bitirmemiş olan kişilerin mahkûm oldukları otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezalarının anılan maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde yasal zorunluluk bulunması nedeniyle bu kapsamdaki kişilerin denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemeleri halinde; yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilerek hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerekecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olayımıza gelince; 5846 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan suça sürüklenen çocuk ...’ın, anılan Kanun'un 81/4. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ve 5 gün adli para cezası ile cezalandırılıp hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildikten sonra, denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına, 5846 sayılı Kanun'un 81/4, 5237 sayılı Kanun'un 52. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL. adli para cezası cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 19/04/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suç tarihi 22/07/2013 olup kasten işlenen bir suçtan dolayı hapis cezası hükmünü içeren ... 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/09/2014 tarih 2014/117 Esas ve 2014/390 sayılı kararının 04/11/2014 tarihinde kesinleştiği gözetilerek yapılan incelemede;
Daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan ve suç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmamış bulunan suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi karşısında; yasal olarak uygulanması zorunlu olan TCK'nın 50/3. maddesi uyarınca hükmedilen 1 yıl hapis cezasının aynı maddenin 1. fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi hususu gözetilmeden... Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2015 tarihli ve 2015/19 Esas, 2015/99 sayılı kararıyla yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla, bu konuda da kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği husununda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/06/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.