19. Ceza Dairesi
19. Ceza Dairesi 2016/10467 E. , 2016/20487 K.
"İçtihat Metni"
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'un, anılan Kanun'un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, ve 52/2. maddeleri uyarınca altı kez 820 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ..... Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/1215 Esas, 2015/792 karar sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 08/09/2015 gün ve 58896 sayılı kanun yararına bozma istemi üzerine, Dairemizin 12.05.2016 tarih ve 2015/17709 Esas - 2016/17936 Karar sayılı kararıyla;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/1215 Esas, 2015/792 karar sayılı kararının CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, karar verilmiştir. İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 13.06.2016 tarih ve KYB-..... sayılı yazısı ile;
Somut olayda, hükümlü .... hakkında, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanuna muhalefet suçundan hüküm kurulurken, hükümlünün müştekinin kimlik bilgilerini kullanarak müştekinin rızası dışında onun adına 6 adet GSM hattı çıkarma şeklindeki eylemleri hakkında, zincirleme suç hükümleri uygulanarak 5809 sayılı Yasaya muhalefet suçundan 5809 S.Y'nın 63/10 maddesi uyarınca bir kez cezaya hükmedilip, verilecek cezadan TCK'nın 43. maddesine göre artırım yapılması gerekirken, çıkarılan her GSM hattı için ayrı suç kabul edilip, sanığın 6 kez cezalandırılmasına hükmedilerek fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle yerel mahkeme kararı hukuka aykırıdır. Bu nedenle Özel Dairece, kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmesi yerindedir. Ancak buradaki bozma nedeni daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiren bozma nedeni olduğundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendi kapsamında kalıp, yeniden yargılama yasağı bulunması nedeniyle belirlenen hukuki aykırılığın, bizzat Özel Dairece uygulanması gerektiği gözetilmeden, kararın bozulmasına, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine karar verilmesinin isabetli olmadığı kanaatine varılmıştır. SONUÇ VE İSTEM :
Dairenizin, 12/05/2016 gün ve 2015/17709 Esas - 2016/17936 Karar sayılı kararından, "müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına" ibaresinin çıkartılması ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesinin 4. fıkrasının (d) bendindeki yetkiye dayanılarak Dairenizce, kanun yararına bozma doğrultusunda hükümlü ... hakkında, 5809 sayılı Yasanın 63/10,
TCK'nun 43, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca daha hafif bir cezayı içeren bir kararın verilmesi, İtiraz yerinde görülmediği takdirde, itiraz hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na TEVDİİ, İtirazen arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/06/2016 tarih ve 2015/313947 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan 6352 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın 308/3. maddesi gözetilerek itirazın kabulüne,
2.Dairemizin 12/05/2016 tarih ve 2015/17709 Esas 2016/17936 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak yeniden yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 20/05/2015 tarihli ve 2015/1215 Esas, 2015/792 Karar sayılı kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümlerdeki uygulamaların çıkarılmasına, sanığın 5089 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56/4. maddesi delaletiyle 63/10. maddesi gereğince 50 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında arttırılması suretiyle 62 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 51 gün adli para cezasıyla cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 52/1-2. maddeleri uyarınca belirlenen gün sayısının bir gün karşılığı olarak takdir edilen 20 TL ile çarpılması suretiyle 1.020 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 21/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.