2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2012/9029 E. , 2012/28495 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 103.50 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.28.11.2012. (Çrş.) (Muhalif) KARŞI OY YAZISI
Davacı kadın 28.06.2010 tarihli dava dilekçesinde; davalı eşinin kendisine hakaret ettiğini ve tehditte bulunduğunu belirterek boşanmalarına karar verilmesini, Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi uyarınca tazminatlara ve boşanmakla yoksulluğa düşeceğinden yoksulluk nafakasının da hüküm altına alınmasını talep etmiş davalı koca ise davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ... Aile Mahkemesince verilen boşanma kararının kesinleştiği, bu nedenle boşanma konusunda dava mevzuu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davacı kadının tazminat ve yoksulluk nafakası talebinin de kesin hüküm nedeniyle reddine" karar verilmiş, davacı kadın da ret kararını temyize getirmiştir.
Toplanan delillerden ve yapılan soruşturmadan; davacı kadın tarafından 28.06.2010 tarihinde açılan temyize konu bu dava devam ederken, davanın davalısı koca tarafından 24.06.2006 tarihinde açılan dava sonucunda...
2.Aile Mahkemesinin 2006/388 esas 2007/1026 karar sayılı ilamı ile davalı kadın kusurlu bulunarak "tarafların Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, davalı kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine" karar verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek 29.11.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakladır.
Temyize konu bu davada, davacı tarafından delil olarak dosyaya bildirilen... 14. Sulh Ceza (... 1. Sulh Ceza) Mahkeme sinin 2009/89 esas, 2009/1113 karar sayılı ilamında; sanık ...'ın mağdur ... ...'ı tehdit ettiği ve hakaretlerde bulunduğu gerekçesiyle cezalandırıldığı; suç tarihinin /07.05.2008 olduğu, kararın ise 24.09.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, kocanın eşine yönelik tehdit ve hakaret eylemlerinin, henüz taraflar arasındaki boşanma kararı kesinleşmeden, yani evlilik birliği devam ederken, 07.05.2008 tarihinde gerçekleştiğine göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda, her iki tarafın kusurlu davranışlarının neden olduğunun kabulü gerekmektedir.
Davacı koca tarafından açılan...
2.Aile Mahkemesinin 2006/388 esas, 2007/1026 sayılı kararında, davalı kadının kusurlu davranışları nedeniyle boşanma kararı verildiğine ve kararın kesinleştiğine göre, temyize gelen dava dosyasında, boşanma talebi ile ilgili "boşanma konusunda, dava mevzuu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına" dair karar isabetli olmakla birlikte, davalı kocanın ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen kusurlu davranışlarının, evlilik birliği hukuken sona ermeden gerçekleştiğine göre, tarafların kabul edilen kusurlarının birlikte değerlendirilmeksizin, kesin hüküm nedeniyle davacı kadının tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi doğru olmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, her iki tarafça evlilik birliği devam ederken, gerçekleşen kusurlu davranışlarının birlikte değerlendirilip, Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi ile aynı Kanunun 175. madde koşullarının da araştırılıp, hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekirken, davacı kadının taleplerinin kesin hüküm nedeniyle reddinin isabetsiz olup, bozmayı gerektirdiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.