3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2016/8845 E. , 2016/11360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; davalının takibe konu edilen 3 adet elektrik faturasından 2 adedini davacı kuruma ödediğini,ancak fatura bedeli 1.914,19 TL ve vade tarihi 31.12.2002 olan fatura alacağının zamanaşımına uğradığını iddia ederek bu fatura bedeli ile gecikme zammı ve KDV'sini ödemekten imtina ettiğini, ancak davalının bu itirazının yerinde olmadığını, nitekim söz konusu alacağın vade tarihinin 31.12.2002, icra takip tarihinin ise 22.11.2012 olduğunu, buna göre de davaya konu edilen alacağın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin takip tarihi itibariyle henüz dolmadığını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu edilen alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece; asıl alacağın zamanaşımına uğradığından bahisle davanın reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TTK'nun 4.maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1.fıkrasında "her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; bu Kanunda..."sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde; "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2.ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1. fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır". şeklinde düzenlenmiştir.
TTK'nun 19.maddesinde; "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır.
Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; davaya konu uyuşmazlığın davalı şirkete tahakkuk ettirilen elektrik faturalarından kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkin olduğu,bu haliyle uyuşmazlığın çözümünün yukarıdaki yasa hükümleri de gözetildiğinde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevi içinde olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, mahkemece; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu düşünülerek, davaya Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla bakılıp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.