Esas No
E. 2015/4589
Karar No
K. 2016/7092
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

11. Ceza Dairesi         2015/4589 E.  ,  2016/7092 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, kredi kartının kötüye kullanılması
HÜKÜM: Mahkumiyet

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.11.2009 gün ve 2009/11-164 Esas, 2009/275 sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm fıkrasında kanun yollarının süresi, mercii ve şeklinin CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun olarak ve tereddüte mahal vermeyecek biçimde gösterilmesi gerektiği, somut olayda yoklukta verilen hüküm fıkrasında kanun yoluna başvuru süresinin başlangıcı “tefhim ve tebliğden itibaren" şeklinde tereddüte yer verecek biçimde gösterilmesi nedeniyle sanık ...'in 11.09.2008 havale tarihli temyiz dilekçesinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;

1.Hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. madde hükümleri karşısında; sanıklara yüklenen “hırsızlık” suçunun suç tarihinde 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın miktarı itibariyle tabi olduğu aynı Yasanın 66/1-e maddesinde 8 yıllık asli zamanaşımının kesici son işlem olan mahkumiyet kararının verildiği 20.05.2008'den temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE,

2.Kredi kartının kötüye kullanIlması suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar ... ve ...'ın temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan haklardan sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi isabetsizliğinin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında yeniden değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:

TCK.nun 245/1. maddesi uyarınca ceza tayin edilirken, “sanıkların şahsi ve sosyal durumları, suçun işleniş şekli, sebep ve saikleri” gibi gerekçelerle hapis cezasının alt sınırdan takdir ve tayin edildiği halde, ayrı bir gerekçe gösterilmeksizin adli para cezalarına esas alınan gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle takdir ve tayin edilmesi nedeniyle fazla ceza tayini, yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUY.nın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi olanaklı olduğundan, sanıklara kredi kartının kötüye kullanılması suçlarından tayin edilen ve hüküm fıkrasının 2.bendinde yer alan adli para cezalarına ilişkin bölümlerin karardan çıkarılarak; yerine “5 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına” ve “TCK.nun 52/2. maddesi gereğince sanıklara verilen 5 tam gün adli para cezasının günlüğü 20 TL'den 100 TL adli para cezasına çevrilmesine”;denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.