Esas No
E. 2015/33242
Karar No
K. 2016/22285
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

19. Ceza Dairesi         2015/33242 E.  ,  2016/22285 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

SUÇ: İhtiyati Tedbir Kararına Aykırılık

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Karara karşı temyiz yolunun açık olduğu anlaşılmakla, Yerel Mahkemenin 03.07.2014 ve 08.07.2014 tarihli temyiz isteğinin reddine ilişkin kararlarına karşı yapılan itirazlar bu nedenle yerinde görüldüğünden ret kararları kaldırılarak, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir, Ancak;

Hükümden önce, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 12/01/2011 gün ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun'un 398. maddesi ile tedbire muhalefet eylemleri yaptırımının "bir aydan altı aya kadar disiplin hapsi"olarak yeniden düzenlendiği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 45. maddesinde, suç karşılığı uygulanacak yaptırımların, hapis ve adli para cezası olarak belirlendiği, diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 1. maddesinde bu Kanun'un amacının, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usul ve esasları düzenlemek olduğunun belirtildiği, bu haliyle 5275 sayılı Kanun'un ceza ve güvenlik tedbirlerine dair hususları kapsamakta olup disiplin hapsine ilişkin bir hususa yer vermediği, keza Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 193/4. maddesinde yer alan "Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adli sicil kayıtlarına işlenmez." hükmü ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16-220-231 sayılı ilamı birlikte değerlendirildiğinde, disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığının anlaşılmasına göre, tekerrüre esas olmayan, adli sicil kayıtlarına işlenmeyen disiplin hapsinin sanığın lehine olduğu dikkate alınıp, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi gözetilerek, yeni yasal düzenlemelere göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği hususunun düşünülmemesi,

Kabule göre de;

1.Sanığın 13.05.2014 tarihli duruşmada lehe hükümlerin uygulanması talebinin, TCK'nın 62. maddesindeki takdiri indirim uygulanmasını da kapsadığı gözetilerek, CMK’nın 230/1-d maddesi uyarınca, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,

2.13.05.2014 tarihli duruşmada talep eden sanık hakkında, CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun tartışmasız bırakılması,

3.Mahkemece katılanlardan alınan 200-TL gider avansının iadesine karar verilmemesi,

4.Kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine, CMK’nın 325/1. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı ve sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki düşünceye kısmen uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog