6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2013/18136 E. , 2014/15722 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm sanıklar ..., savunmanları tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle;
Sanık ...'ın duruşma gününden usulen haberdar edildiği halde duruşmaya gelmediği, sanık ... savunmanı Av....'in Dairemiz Başkanlığına gönderdiği telgrafla duruşmaya katılamayacağını bildirdiği anlaşılmakla, adı geçen sanık yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme sonunda; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Hükmedilen cezaların sürelerine göre, sanıklar ... ve ... savunmanları ile sanık ...'un, yasal süresinde ileri sürülmemesi nedeniyle de duruşmalı incelemesi olanaklı olmadığından sanık ...'ın duruşmalı inceleme istemlerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi gereğince, Yokluğunda verilen hükme karşı yasal süre içinde temyiz başvurusunda bulunmayan yakınan ... vekilinin bu konudaki isteğinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nın 317.maddesi gereğince,
Sanık ... savunmanının sanık hakkında yakınan ...'a karşı şantaj suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu gözetilerek vekalet ücretine hasren yapılan incelemede, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçiminde düzenleme bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/11/1979 tarihli, 1979/2-229 Esas ve 1979/477 sayılı Kararında belirtildiği üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin, vekalet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas aldığı ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olduğu, ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekaletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı, dosya içeriğine göre sanık ... ile birlikte bir kısım sanıkların da vekaletnameli savunmanı olan avukatın müvekkillerinden ...'ın üzerine atılı yakınan ...'a yönelik şantaj suçundan beraatine, yakınan ...'a yönelik şantaj suçunun yağma olarak nitelendirilerek bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında; dava konusu somut olayda, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığından sanık savunmanının bu konudaki temyiz isteğinin REDDİNE,
I-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka ve kredi kartının kötüye kullanılması, sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (a, c, h) bentlerinin yanı sıra (d) bendine de aykırı biçimde, birden fazla kişiyle, silahla, geceleyin ve konutta işlendiğinin gözetilmemesi temel ceza belirleme gerekçesi karşısında sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanı, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, banka ve kredi kartının kötüye kullanılması, sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması, sanık ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağmaya kalkışma; sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık, yakınan ...'a yönelik yağmaya kalkışma, sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanıklar ... ve ... hakkında yakınan ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelemesine gelince;
Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan kurulan hükümde 600 TL adli para cezasına ilişkin olarak taksit miktarının "aylık 60 TL" olarak gösterilmesine rağmen taksit sayısının "4" olarak gösterilmesi yerinde düzeltilmesi olanaklı maddi yazım hatası kabul edilmiş; adli sicil kaydında hükümlülüğü bulunan sanıklar ... ve ... hakkında TCY'nın 58.maddesinin uygulanmaması, sanık ...'un yakınan ...'a yönelik atılı yağma suçuna ilişkin sanıklar ..., ile ortak hareket ettiği, işbirliği içinde olduğu ve suçun tamamlandığının anlaşılmasına göre eyleminin, 5237 sayılı TCY’nın 149/1-a-c-d-h maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, sanık ...'ın diğer sanıklar tarafından yakınan ...'tan, sanıklar ... ve ...'un diğer sanıklar tarafından yakınan ...'dan yağma yoluyla alınan senetlerin tahsiline ilişkin olarak yakınanlarla iletişime geçtikleri olaylarda tamamlanmış yağma suçundan mahkum olan diğer sanıkların eylemine yardım etme şeklinde gelişen eylemlerinin TCY'nın 149/1-a-c-d-h, 39.maddelerine uyduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından; sanıklar ... ve ... hakkkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik yağma suçunun 5237 sayılı TCY’nın 149. maddesinin 1.fıkrasının (a, c, h) bentlerinin yanı sıra (d) bendine de aykırı biçimde, birden fazla kişiyle, silahla, geceleyin ve konutta işlendiğinin gözetilmemesi temel ceza belirleme gerekçesi karşısında sonuca etkili bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3. maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ...,ve savunmanları, sanıklar ..., savunmanlarının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından, zorunlu savunman ücretinin ödenmesine ilişkin kısmın çıkarılması suretiyle, eleştiri dışında, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık ... hakkında yakınanlar ... ve ...'a yönelik yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma; sanık ... hakkında sanık ...'ı azmettirmek suretiyle yakınan ...'a yönelik yağmaya kalkışma suçlarından kurulan mahkumiyet; sanık ... hakkında diğer sanıklarla ortak hareket ederek yakınan ...'a yönelik yağma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelemesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanık ...'nin yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını asli fail olarak işlediği gözetilmeden suça feri fail olarak katıldığı kabul edilip yazılı şekilde uygulama yapılması,
2.Sanık ...'un yakınan ...'a yönelik atılı ve bir bütün halinde tek olduğu kabul edilen yağma suçuna ilişkin sanıklar ..., ortak hareket ettiği, işbirliği içinde olduğu ve suçun tamamlandığının anlaşılmasına göre eyleminin, 5237 sayılı TCY’nin 149/1-a-c-d-h maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/3.maddesi uyarınca, sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu savunmanın görevlendirilmesi nedeniyle, savunmana ödenen avukatlık ücretinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye açıkça aykırı olarak, sanıklara yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanı, ... ve savunmanı ile o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.