3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2016/12898 E. , 2016/15710 K.Kovuşturma şartının yerine getirlememesinin iddianamenin iadesi nedi olduğu
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 174
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 172
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 170
MEMURLAR VE DİĞER KAMU GÖREVLİLERİNİN YARGILANMASI HAKKINDA KANUN (4483) AMAÇ
"İçtihat Metni"Kasten yaralama suçundan müşteki şüpheliler Ö. Y. ve A. Ç. ile şüpheli Y.G. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/11/2015 tarihli ve 2015/6083 soruşturma, 2015/1992 esas, 2015/1987 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170. maddesi gereğince iadesine dair Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/11/2015 tarihli ve 2015/1053 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2015 tarihli ve 2015/1917 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 31.05.2016 tarih ve 2016/2656 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14.06.2016 tarih ve 2016/242402 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 03/05/2012 tarihli ve 2012/5915 soruşturma, 2012/10384 sayılı ilamında; "Soruşturma izni alınması gerekliliğinin iddianamenin iadesi nedeni olup olmayacağı konusuna gelince; 4483 sayılı Kanun ve benzeri özel soruşturma usulünü düzenleyen diğer kanunlar gereğince, ilgili idari mercii tarafından soruşturma ve/veya kovuşturma izni verilmeksizin ceza soruşturması yürütülemeyeceğinden ve soruşturma ve kovuşturma şartlarının gerçekleşmediği halleri de içerecek şekilde 5271 sayılı Kanun’un 172/1. maddesinde "kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilir" hükmü de gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinde açıkça belirtilmemekle birlikte, iddianamenin iadesi kurumuna ilişkin yasal düzenlemenin amacı gözetildiğinde soruşturma ve kovuşturma şartı niteliğinde bulunması nedeniyle, 4483 sayılı Kanun uyarınca soruşturma izni alınmamasının da iddianamenin iadesi nedeni olarak kabul edilmesi bir zorunluluk olarak kabul edilmelidir." şeklinde belirtildiği üzere, mahkemesince müşteki şüpheli A. Ç.'in 12/10/2015 ve 02/11/2015 tarihli tutanaklar ile askerde olduğu tespit edildiğinden, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/1. maddesinde yer alan "Er ve erbaşlar ile yedek subayların askere girmeden veya silâh altına çağrılmadan önce işledikleri yukarı haddi iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlara ait davalarda soruşturma ve kovuşturma işlemleri askerliklerini bitirmelerine kadar geri bırakılır." şeklindeki düzenleme gereğince müşteki şüpheli A. Ç.'in üzerine atılı kasten yaralama suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırının bir yıla kadar hapis olduğu, bu suretle askerde olduğu tespit edilen müşteki şüpheli A.Ç.’in askerlik görevi sona erene kadar soruşturmanın geri bırakılmasına karar verilmesi gerekirken hakkında iddianame düzenlenerek kamu davası açıldığı, ancak bu durumun soruşturma ve kovuşturma şartı niteliğinde olduğu anlaşıldığından iddianamenin iadesine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, merciince yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/12/2015 tarihli ve 2015/1917 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA; müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 07.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.