Esas No
E. 2014/12906
Karar No
K. 2014/17394
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2014/12906 E.  ,  2014/17394 K.

"İçtihat Metni"Hırsızlık suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda: Mahkumiyetine ilişkin ...

5.Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29/01/2009 gün ve 2006/695 Esas, 2009/83 Karar sayılı hükmün sanığın temyizi üzerine Dairemize gönderilmekle Dairemizin 10/12/2012 gün ve 2012/1447 Esas, 2012/23204 Karar sayılı ilamı ile söz konusu hükmün Onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/09/2014 gün, KD-2014/315131 sayılı yazısı ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine, Dosya Dairemize 30/09/2014 tarihinde Dairemize gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü: T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A 5271 sayılı CMK.nın 6352 sayılı Yasanın 99. maddesi ile değişik 308. maddesi gereğince yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2014 gün ve KD-2014/315131 sayılı yazısı ile Dairemizin 10/12/2012 tarih ve 2012/1447 Esas 2012/23204 karar sayılı ilamına karşı “...Suç 29/10/2001 tarihinde saat 04.00 sıralarında geceleyin işyerinde kapı kırılmak suretiyle işlenmiş,

TCK'nun 116/2-4. maddesinde zikrolunan, geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümlerine bağlı olduğu gözetilmeyerek, mahkemece uzlaştırma işlemi yaptırılmamıştır. Uzlaştırma işlemi yapılıp kabul edildiğinde; gerek TCK'nun 116/2-4. maddesi açısından düşme ve gerekse 5237 sayılı TCK'nın 151/1. maddesinde tanımını bulan mala zarar verme suç açısından şikayetten vazgeçilmiş olmakla düşme kararı verileceğinden her iki suç lehe değerlendirilmede cezanın süresi hesaplanmasındaki uygulama sanık lehinde istikamet alacaktır. 765 sayılı TCK'nun 492/1. maddesinden belirlenen 2 yıllık ceza, çalınan sigaraların değerinin pek fahiş olması nedeniyle, en fazla 1/2. oranında arttırılması gerekecektir, mahkeme de cezayı bu sınırlar içerisinde hareketle 1/4 oranında arttırıp sonuç olarak 2 yıl 6 ay ceza tayin etmiştir. Bozma ilâmında, suçun TCK'nun 493/1. maddesine temas ettiği eleştiri olarak belirtilmiş olup, suçun bu hâli 5237 sayılı TCK'nun 142/1-b maddesinde karşılığını bulmaktadır.

Ayrıca mahkemece somut olarak, sanığa yönelik suçta, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca 765 sayılı ve 5237 sayılı Yasaların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı ve her iki Yasaya göre, uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezalar karşılaştırılarak, sanık yararına olan yasanın belirlenip hüküm kurulması gerektiği gözetilmemiştir. 765 sayılı TCK'nun 522.maddesi ile 5237 sayılı TCK'nun 143/1. maddesindeki arttırım oranlarının mukayesesinde,

TCK'nın 143. maddesinin arttırım oranının daha düşük olmasına göre, 5237 sayılı TCK'nın, 142/1-b ve TCK 143/1. maddelerinin uygulamasında, sanık lehine ceza tertibi imkânı doğacaktır.” gerekçeleriyle anılan Daire kararının bozulması talebiyle itiraz edilmiştir.

Dairemizin tarih ve numarası anılan ilamı incelendiğinde; mahkeme tarafından keşif yapılamadığından bahisle eylemin hatalı olarak 765 sayılı Yasanın 492/1, 522. maddelerine uyduğu kabul edilse dahi, sanığın sağlam ve muhkem demir korkuluk ve kilidi kırmak suretiyle işyerine girdiği belirtilip eylemin zamanaşımı süresinin dolmadığı da vurgulanmak amacıyla anılan Yasanın 493/1, 522. maddelerine uyduğu belirlenip, mahkemece verilen hükmün onanmasına karar verilmiştir.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Yukarıda izah edildiği üzere:

1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,

2.5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın, yakınana ait iş yerinin sağlam kepenk kilidini, korkuluklarını ve kapı camını kırmak suretiyle hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu gözetilip, geceleyin iş yeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden de uzlaşma olanağı sağlandıktan sonra, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, sanığın yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 142/1-b, 143, 116/2-4. maddelerine karşılık, 765 sayılı TCK'nın 493/1, 522. maddelerine uyan eylemi nedeniyle denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, hükmün açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemine uygun olarak BOZULMASINA, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog