Esas No
E. 2016/15631
Karar No
K. 2016/12494
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

3. Hukuk Dairesi

E. 2016/15631 K. 2016/12494 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2016/15631, K. 2016/12494, T. 07.11.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15631
Karar No
2016/12494
Karar Tarihi
07.11.2016
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

3. Hukuk Dairesi         2016/15631 E.  ,  2016/12494 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dilekçesinde;davalının 08.10.2002 tarihinde kurumlarına başvurarak su abonesi olduğunu,davalının 26.01.2006 tarihinde ise taksitlendirme yaptığını,ancak borç muaccel hale geldiğinden ... İcra Müdürlüğü'nün 2012/12446 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,davalının takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere itirazın iptali ile takibin devamına ve lehlerine % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

Mahkemece;davanın kısmen kabulü ile,...

2.İcra Müdürlüğü'nün 2012/12446 Esas sayılı dosyasına borçlunun yaptığı itirazın kısmen iptaline;takibin 1.363,40 TL asıl alacak ve 765,47 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.128,87 TL üzerinden devamına;davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş,hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; su borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. ...nun 266.maddesi gereğince ancak çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne müracaat edilebileceği, hakimin kendisinin sahip bulunmadığı özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişiye başvuracağı, bu nedenle bilirkişinin kendisinden sorulan husus hakkında özel ve teknik bilgiye sahip, başka bir deyişle o konuda uzman olması gerektiği hüküm altına alınmıştır. Dolayısıyla mahkemece teknik konularda mutlaka teknik öğrenim görmüş olan mimar, mühendis, hesap bilirkişisi gibi kişiler bilirkişi olarak seçilmelidir. Ancak, somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporu hukukçu tarafından alınmış olup bilirkişi konusunda uzman değildir. Bu nedenle, konusunda uzman olmayan bilirkişinin raporuna itibar edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Öyle ise, mahkemece; Tarifeler Yönetmeliğindeki hükümler dikkate alınarak davacının alacağı miktar, konusunda uzman bilirkişi yada bilirkişi kurulundan Yargıtay denetimine uygun ve elverişli rapor alınarak hüküm kurulması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bozma nedenine göre,davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HUMK'nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk İcra İflas Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog