13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2016/13247 E. , 2016/17823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisine işçilik alacağının tahsili için vekaletname verdiğini, bu vekaletname ile açtığı davayı kazandığını, davalının dava dışı kurum ile anlaşarak işçilik alacaklarını tahsil ettiğini, buna rağmen vekalet ücretinin ödenmediğini ileri sürerek yaptığı masraflar ve vekalet ücreti için şimdilik 1200 Tl'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı,usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, taraflar arasında yazılı avukatlık ücret sözleşmesi bulunmadığından Avukatlık Kanunu gereğince işe iade davalarının maktu vekalet ücretine tabi olduğu ve iş mahkemesinde maktu ücrete hükmedilmiş olduğundan davacı yanca tahsilin her zaman mümkün olduğu gerekçesiyle davanın REDDİNE, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı, vekalet görevini özenle yürütmesine rağmen davalı işçinin vekalet ücretini ödemediğini iddia ederek, ödenmeyen vekalet ücreti ile dava için yaptığı masrafların tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı işçilik alacağının tahsili için davacı avukata vekalet vermiş olup, işin özü itibariyle mesleki faaliyet kapsamında olduğundan, 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici sıfatını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı işçi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. Eldeki davada Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında bulunmadığından mahkemenin ara karar ile davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar vererek yargılamaya devam etmesi ve hasıl olacak sonuca uygun karar vermesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.