15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2015/10599 E. , 2016/8705 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2.Nitelikli mala zarar verme suçundan;
TCK’nın 152/1-a, 62, 53/1 maddeleri uyarınca mahkumiyet Nitelikli hırsızlık ve nitelikli mala zarar verme suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükümler, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, gece sayılan zaman dilimi içerisinde, otoban yolu koruma tellerini kestikten sonra suça konu telleri aracına yükleyip uzaklaşacağı sırada kolluk kuvvetlerince olay yerinde yakalandığı anlaşılan olayda;
1.Nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Cumhuriyet savcısı tarafından sanığın yüzüne karşı verilen mütalaada uygulanan kanun maddelerinin belirtildiği ve mütalaaya karşı sanığın savunmada bulunduğu anlaşılmakla sanığa ayrıca 5237 sayılı yasanın 145. Maddesinin uygulanmama durumuna karşı ek savunma hakkı tanınmaması her hangi bir hak kaybı oluşturmadığından ve sanığın eylemi 5237 sayılı TCK'nın 142.maddesinin 1.fıkrası (a) bendindeki suçu oluşturduğu halde, sanık hakkında TCK’nın 142/1-b maddesi ile hüküm kurulması, sonuca etkili görülmediğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın, üst sınırdan ceza verilmesinin yasalara aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2.Nitelikli mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesinde;
Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı taşınır mal olması durumunda, ayrıca mala zarar verme suçundan hüküm kurulamayacağı, bu durumun 5237 sayılı TCK'nın 61.maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde gözönünde bulundurulacağı dikkate alınarak ve eylemin bütün halinde nitelikli hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, nitelikli mala zarar verme suçundan da hüküm kurulması, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 17.11.2016 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.