Esas No
E. 2016/16478
Karar No
K. 2016/18233
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

18. Ceza Dairesi         2016/16478 E.  ,  2016/18233 K.

"İçtihat Metni" Konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanıklar ...,.... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/1-4, 119/1-c ve 62/1. maddeleri gereğince ayrı ayrı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2013 tarihli ve 2012/163 esas, 2013/115 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne ve söz konusu kararın kaldırılmasına dair Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2016/244 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02/09/2016 gün ve 2016/311750 sayılı istem yazısıyla Dairemize gönderilen dava dosyası incelendi.

İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, anılan mercii kararında, Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 21/03/2013 tarihli kararında yeterli gerekçe bulunmadığı ve sanıklara CMK'nın 231/5-14. maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının, bunu kabul veya reddetmesinin hukuki sonuçları anlatılıp bu hükümlerin uygulanmasını isteyip istemedikleri açıkça sorulmadığı gerekçesi ile itiraz kabul edilmişse de,

1.Sanıklar.... ve ...'ın hazır bulunduğu 27/11/2012 tarihli duruşmada hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettikleri gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesinde,

2.Sanık ...'ün hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir irade beyanı bulunmamış ise de, sanık müdafiinin itiraz dilekçesinde açıkça hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına bir itirazları olmadığını, yalnızca sanıkların beraat etmesini talep ederek itiraz ettiklerini beyan etmesi karşısında, 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi uygulamasına zımnen muvafakat edildiği ve sanık müdafiinin beraat talebi ile ilgili değerlendirme yapılarak itiraz hakkında bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde,

3.Dosyanın diğer sanığı olan ....'ın konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan mahkumiyetine dair Van 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilmiş olan 21/03/2013 tarihli kararın, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 16/02/2016 tarihli ve 2015/16322 esas, 2016/2846 karar sayılı ilâmı ile düzeltilerek onanması karşısında, diğer sanıklar yönünden de aynı gerekçe ile mahkumiyet hükmü kurulduğu gözetilmeden itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme; 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle, - Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması, - Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması, - Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması, - Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması, - Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalısubjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/02/2010 tarih ve 4/253-28 sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucunu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır. Koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, objektif koşulların (mahkûmiyet, suç niteliği ve ceza miktarı, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, sanığın kabulü, zararın giderilmesi) varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce ve re’sen değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde, hiçbir isteme bağlı olmaksızın öncelikle uygulanmalıdır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin objektif koşulların gerçekleşmiş olmasına karşın bu koşulların oluşmadığından bahisle bu kurumun uygulanmamasına ilişkin hukuka aykırılıkların, hâkimin takdir hakkına taalluk eden bir husus olmaması nedeniyle bu hususların yasa yararına bozma konusu yapılabileceği yönünde de bir kuşku bulunmamaktadır.

İnceleme konusu somut olayda; sanıklar ...,.... ve Naif Vural hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan ayrı ayrı hapis cezası verildiği, sanıkların adli sicil kaydının bulunmadığı, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun somut zarar suçu olmadığı ve bir daha suç işlemeyecekleri yönünde olumlu kanaat edinildiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verildiği anlaşılmaktadır. Sanıklar.... ve ...’ın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmasını kabul ettikleri, sanık ...’ün ise kabul etmediğine dair beyanı bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca diğer sanık .... hakkında verilen mahkumiyet kararı temyiz aşamasında düzeltilerek onanmıştır.

Sanıklar.... ve ... açısından yapılan değerlendirmede, tüm dosya kapsamına göre, sanıklar.... ve ...’ın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükümlerin uygulanmasını kabul ettikleri, yerel mahkemenin verdiği hükümlerin kanunda tanımlanan yeterli gerekçeyi içerdiği, bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluştuğu ve mahkemece subjektif koşul da değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulduğu anlaşılmakla, mercii tarafından yerinde olmayan gerekçelerle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Sanık ... açısından yapılan değerlendirmede ise; sanığa,

CMK’nın 231.maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin hakkında uygulanmasını isteyip istemediği sorulmamış, buna karşın sanık hakkında verilen hükmün açıklanması geri bırakılmıştır. Ayrıca sanık müdafii tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz dilekçesinde, sanığın beraatine karar verilmesi talep edilmiştir. Bu suretle, sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin yapılan itiraz neticesinde, mercii tarafından itirazın kabulüne karar verilmesi açısından hukuka aykırılık görülmemiştir. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, Kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden,

1.CMK'nın 309. maddesi uyarınca, sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itiraz neticesinde verilen, itirazın kabulü kararı bakımından, KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE,

2.Konut dokunulmazlığını ihlali suçundan sanıklar .... ve ... hakkında, Van 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/03/2016 tarihli ve 2016/244 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Aynı yasa maddesinin 4-b fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 28.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog