11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/30913 E. , 2014/16336 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
2.765 sayılı TCK'nun 504/3, 522, 59. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 1320 TL adli para cezası I) Sanık hakkında "nitelikli dolandırıcılık" suçundan kurulan hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 10.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE,
II) Sanık hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen karara karşı müdafiinin temyiz itirazlarına gelince:
1.Sanığın, katılan ...'a ait boş olarak çalınan çeki ...şirketine, yetkilisi olduğu şirketi ve kendi adına 3 ve 4. ciranta olarak imzalayıp kullandığı iddia ve kabul edilmesi, ...'nun ricası üzerine bu kişi adına kırdırmak amacıyla ...'ın getirdiği çeki kullandığını savunması, çekteki 3 ve 4. cirolar dışındaki imza ve yazıların sanığın eli ürünü olmaması, adına çek düzenlenen ... Reklamın yetkilisi olan ...'un işe gireceği belirtilerek bu şirketin kendisine arkadaşı ... tarafından kurdurulduğunu, böyle bir çeki imzalamışta olabileceğini, imzalamamışta olabileceğini belirtmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi bakımından, ... ve ...'ın imza ve yazı örnekleri temin edilerek çekteki 3 ve 4. cirolar dışındaki imza ve yazıların aidiyetinin tespitine çalışıldıktan sonra elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Kabule göre de;
Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece her iki yasa uygulamasında da cezanın teşdiden 2 yıl 6 ay olarak belirleneceği belirtilmiş ise de, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'ya göre yapılan uygulamada 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir ceza takdir ve tayin olunduktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hüküm bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 13.10.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.