Esas No
E. 2016/13007
Karar No
K. 2016/13032
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

21. Hukuk Dairesi         2016/13007 E.  ,  2016/13032 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan ... Müessese Müdürlüğü yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, 30.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılardan ... Kömür İşletmeleri A.Ş. vekilince duruşmalı olarak istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25/10/2016 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... Kömür İşletmeleri A.Ş. vekili Avukat .., ... İşletmeleri Kurumu Genel Müdürlüğü ve ... Müessese Müdürlüğü vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 321.maddesinin 2.fıkrasına göre; kararın tefhimi için hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklanamadığı ve bu nedenle zorunlu olarak hüküm özetinin tefhim edildiği hallerde, gerekçeli kararın en geç bir ay içinde yazılarak tebliğe çıkartılması gerekir. Bu hüküm doğrultusunda, hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte tefhim edilmediği hallerde gerekçeli kararın taraflara tebliği zorunludur (Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’nın (İkinci Bölüm) 20.03.2014 gün ve 2012/1034 Başvuru sayılı kararı da aynı yöndedir).

Mahkemece, taraflara tefhim edilen kısa kararda (hüküm özeti) hükmün tüm unsurları yer almakla birlikte kararın gerekçesinin tefhim edilememesi halinde temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğinden itibaren başlar. Ancak, hüküm tüm unsurları ve gerekçesi ile birlikte tefhim edilmiş ise artık hükmün HMK’nın 321/2 maddesine göre usulüne uygun ve eksiksiz bir biçimde tefhim edildiği kabul edilir ve temyiz süresi tefhim tarihinden itibaren başlar. 5521 sayılı Kanun‘un 8.maddesinde yer alan ve temyiz süresinin başlangıcına esas alınan tefhim kavramının “hükme ilişkin tüm hususların gerekçesi ile birlikte açıklandığı hal“ olarak anlaşılması zorunludur.

Tarafların, gerekçeli karar tebliğ edilmeden önce, temyiz süre tutum dilekçesi veye gerekçeli temyiz dilekçesi sunmak suretiyle kararı temyiz ettikleri hallerde dahi, kararın gerekçesini dikkate alarak yeni temyiz gerekçelerine dayanmaları mümkün olduğundan, bu gibi hallerde bile gerekçeli kararın taraflara tebliği gerekir. Davanın tümden kabulü yada reddi söz konusu olsa bile tarafların kararın gerekçesini temyiz etmekte hukuki yararları bulunabileceğinden, bu gibi durumlarda bile gerekçeli kararın yöntemince taraflara tebliği zorunludur.

Somut olayda, gerekçeli karar davalı ... adına Av....'a tebliğ edilmiştir. Ancak eldeki dosyada adı geçen avukatın davalı ...'nin vekili olduğuna dair ibraz etmiş olduğu bir vekaletname bulunmamaktadır. Bu açıdan davalı ...'ye gerekçeli kararın usule uygun tebliğ edildiğinden bahsetmek mümkün değildir.

Bunun yanında, nispi harca tabi davalarda, kararı temyiz eden davalının temyiz başvuru harcı ile birlikte ilam harcının 1/4'nü (nispi temyiz karar ve ilam harcı) peşin olarak yatırması gerekir. Davalı ... AŞ vekilinin temyiz başvuru harcı ile karar ve ilam harcının 1/20'sini nispi temyiz harcı olarak yatırarak hükmü temyiz ettiği anlaşılmaktadır. Dosya içinde yapılan inceleme ve sistem üzerinden yapılan araştırmada nisbi temyiz harcının kalan kısmının yatırıldığına dair makbuza veya harçların yatırılmaması halinde temyiz edene gerekli harç ve giderlerin yatırılması için mahkemece çıkarılmış bir muhtıranın da bulunmadığı görülmektedir. Yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda;

1.Gerekçeli kararın, davalı ...'nin dosyada vekaleti bulunan vekillerinden birine yöntemince tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten sonra ve gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432 ve 433. maddelerindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmesi,

2.Temyiz eden davalı ... AŞ açısından, mahkemece varsa eksik kalan harçların tamamlanmış olduğuna dair makbuzun dosyaya eklenmek suretiyle, harçların yatırılmamış olması durumunda 6100 sayılı ...nun 344, 346 ve 366. maddeleri ile, Hukuk ve Ticaret mahkemeleri Yazı İşleri Yönetmeliğinin 53. maddesi gereğince işlem yapılıp temyiz süresi dolduktan sonra gönderilmesi için, Dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 25/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.