11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2014/17237 E. , 2014/19619 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mağdur ... isimli şahsın maliki bulunduğu “... merkez ... Mahallesi 121 ada 1 nolu parselde tapuya kayıtlı taşınmazını”, tamamen sahte olarak düzenlenen ve ...'un Türkiye'deki bütün taşınmazlarını istediği şahsa dilediği bedelle satabilmesi hususunda sanık ...'ı vekil tayin ettiğine dair ...Noterliğince düzenlenmiş görünen 13.08.2004 gün ve 3675 yevmiye nolu vekaletnameye istinaden suç tarihinde Antalya 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğü'ne müracaatla soruşturma aşamasında vefat etmesi nedeniyle hakkında kamu davası açılmayan ...'ya satmak isteyen sanığın, tapu müdürlüğü yetkililerince vekaletnamenin geçerliliği hususunda ...Noterliğine telefon açılarak teyit alınmak istenildiği sırada yakalanacağını anlayarak başkaca bir işlem yaptırmadan sahte vekaletnameyi de orada bırakarak kaçmasından ibaret eyleminin, 1512 sayılı Noterlik Kanununun 82. maddesi gereğince noterler tarafından düzenlenen belgelerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2. (5237 sayılı Yasanın 204/1-3) maddesinde öngörülen “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerde sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca yazılı şekilde eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacak biçimde önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı cihetle, yargılamaya konu olayda düzenlenen ve kullanılan tek sahte belgenin “suça konu vekaletname” olduğu cihetle sanık hakkında zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanamayacağına yönelik tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde Yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 19.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.