11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2012/22926 E. , 2014/5622 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
I- Sanıklar hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
II- Sanıklar hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 30.03.1992 gün ve 80/98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtekarlıkta bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle, sanıkların aşamalarda ısrarla, dava konusu çekleri keşideci gözüken anneleri ...'in bilgisi ve rızası dahilinde, birlikte işlettikleri işyeri için aldıkları borç paraya karşılık katılan şirkete verdiklerini, ancak sonrasında katılan şirket tarafından çeklerde yazan miktar kadar borç para verilmediğinden 20.000 TL haricinde ödeme yapamadıklarını savunmaları, tanık olarak beyanına başvurulan ....'in soruşturma aşamasındaki ifadesinde; sanıklara çek keşide etme hususunda yetki vermediğini söylemesine rağmen, yargılama aşamasındaki ifadesinde; sanıkları doğrular şekilde beyanda bulunması ve sanıklara çek keşide etme konusunda sözlü ve yazılı olarak yetki verdiğini belirterek ifadelerinin çelişmesi, dosya arasında ....tarafından sanıklara çek koçanı almaya yetki veren vekaletname bulunduğunun anlaşılması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti ve sanıkların suç kastının tayini bakımından, daha önce de sanıklar tarafından ..."e ait çeklerin katılan şirkete ve başkalarına verilip verilmediği, çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin sorulması, dava konusu çeklerden dolayı varsa icra takip dosyasının getirtilip incelenmesi, borca itiraz veya ödeme bulunup bulunmadığının araştırılması ve toplanan delillerin birlikte değerlendirilip sanıkların sahtecilik kastıyla hareket edip etmediği saptanarak sonucuna göre hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.03.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.