Esas No
E. 2014/2324
Karar No
K. 2014/12942
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Miras Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2014/2324 E.  ,  2014/12942 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı (...) 1. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 26.04.2012 gün ve 2009/771 Esas 2012/426 Karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 24.10.2013 gün ve 14379-14536 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR- Dava ve birleşen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel, olmadığı taktirde tenkis isteklerine ilişkindir.

Yerel mahkemece davanın ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kurulan hükmün davacılar ve davalılar tarafından temyizi üzerine, dairece; “davacıların asıl ve birleşen dosyalardaki dava dilekçelerinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttukları belirtilmiş ise de; keşiften sonra tazminata konu taşınmazın belirlenen değeri üzerinden tazminat miktarının artırıldığı yönünde davacı tarafın şüpheye yer vermeyecek şekilde açık bir ıslahının bulunmadığı gözetilerek dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden tazminata hükmedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.

Davacılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine,

Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mirasbırakana ait çekişme konusu taşınmazların ilk olarak ... Noterliği' nce düzenlenen 19.09.1986 tarihli, 7241 yevmiye numaralı vekâletnamedeki satış yetkisine istinaden davalı ... tarafından devredildiği, ne var ki evrak arasında bulunan veraset ilamı ile eksiğin tamamlanması yolu ile getirtilen aile nüfus kayıt tablosu içeriğinden; mirasbırakanın vekâletnamenin tanzim edildiği tarihten yaklaşık 13 yıl önce 02.05.1973 tarihinde öldüğü, bu durumda 1986 yılında miras bırakan tarafından davalı ... veya herhangi bir kişiye vekâlet verilmesinin fiilen imkansız olduğu, diğer bir söyleyişle, miras bırakan ... yaptığı herhangi bir işlem ve temlikin söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davacılar tarafından sahtecilik hukuksal nedenine dayalı açılmış bir davanın bulunmadığı da gözetilerek muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açılan eldeki dava ile birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine, bozma ilamına karşı davacılar ve birleşen davanın davacısı tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.

Hemen belirtmek gerekir ki, işin esası bakımından dosya kapsamı ile verilen daire bozma kararı karar tarihi itibariyle doğrudur. Ancak, davacılar dairenin bozma ilamından sonra mirasbırakan ....’ın ölüm tarihinin kayıtlara yanlış geçtiğini, gerçekte murisin 1988 yılında öldüğünü, dava konusu taşınmazların temlikine konu olan vekaletnamenin murisin sağlığında 1986 yılında düzenlendiğini iddia etmişler ve bu yönde mirasbırakan ....’ın ölüm tarihinin düzeltilmesi ve 19.09.1986 tarih, 7241 yevmiye nolu vekaletnamenin sahte olmadığının tespiti istekli davalar açtıklarını bildirmişlerdir.

Gerçekten de, davacıların mirasbırakan ...’ın ölüm tarihinin 1973 tarihi olmayıp 1988 yılı olduğunun tespiti isteğiyle 29.01.2014 tarihinde dava açtıkları, ....

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/53 esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında 31.01.2014 tarihinde eldeki davamızla birleştirme kararı verildiği, diğer taraftan, dava konusu taşınmazların temlikine konu 19.09.1986 tarih, 7241 yevmiye nolu vekaletnamenin sahte olmadığının tespiti istekli davanın da ...

1.Asliye Hukuk mahkemesinin 2014/66 esasında derdest olduğu görülmektedir.

Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 165. maddesi, " bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir" hükmü yer almaktadır. Diğer taraftan, 6100 sayılı HMK.’nin 166. maddesi hükmü gereğince, davaların aralarında bağlantı bulunması, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek durumda olması halinde davaların birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.

Somut olayda; mirasbırakan ....’ın ölüm tarihinin 1973 tarihi olmayıp 1988 yılı olduğunun tespiti isteğiyle ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/53 esas sayılı dosyası ile dava konusu taşınmazların temlikine konu 19.09.1986 tarih, 7241 yevmiye nolu vekaletnamenin sahte olmadığının tespiti istekli ...

1.Asliye Hukuk mahkemesinin 2014/66 esas sayılı davasında verilecek hükmün eldeki davamızı etkileyeceği sabittir.

Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular uyarınca, ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/53 esas sayılı dosyasında birleştirme kararı da verildiği gözetilerek her iki dosyanın birlikte değerlendirilmesi, ayrıca, ...

1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/66 esas sayılı dava dosyasında verilecek kararın neticesinin beklenmesi ile hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmek üzere hüküm bozulmalıdır.

Davacılar ve birleşen davanın davacısının karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 440. maddesi gereğince kabulüne, dairenin 24.10.2013 tarih, 2013/14379 Esas, 2013/14536 Karar sayılı bozma kararının Ortadan Kaldırılmasına, mahkemenin 26.04.2012 tarih, 2009/771 Esas, 2012/426 karar sayılı kararının açıklanan bu nedenlerle, (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog