3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2016/15805 E. , 2016/19829 K.SEÇIMLIK CEZA ÖNGÖRÜLEN SUÇLARDA SAVUNMA ALINMA ZORUNLULUĞU
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 52
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 22
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 89
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 86
"İçtihat Metni"
Kasten yaralama ve taksirle yaralama suçlarından sanık M. E.’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 89/1, 22/3, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca iki kez 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2016 tarihli ve 2015/1818 esas, 2016/710 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı'nın 10.08.2016 tarih ve 2016/8766 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.09.2016 tarih ve 2016/343619 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi. Mezkur ihbarnamede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 195. maddesinde yer alan “Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” şeklindeki hüküm karşısında, sanığın üzerine atılı yaralama suçlarında hapis ve adli para cezalarının seçimlik olarak öngörüldüğü anlaşılmakla, anılan maddedeki istisnai durumlar dışında olduğu halde sanığın savunması alınıp diyecekleri sorulmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK'nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı. Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı'nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Eskişehir 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/04/2016 tarihli ve 2015/1818 esas, 2016/710 sayılı kararının 5271 sayılı 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.