15. Ceza Dairesi
15. Ceza Dairesi 2013/5250 E. , 2014/21503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, doğal taş işi yapan katılanı telefonla arayarak kendisinin ... ilçesinde fosilli kaynak taşı ocağı bulunduğunu, tonunu 45 TL'ye sattığını, adresini internetten bulduğunu ve kendisine taş satabileceğini söylediği, katılanın sanığa daha sonra kendisini arayacağını söyleyerek telefonu kapattığı, bir gün sonra katılanı bu kez kendisini ... olarak tanıtan bir kişinin aradığı, ...'da müteahhit olduğunu, üç adet villa inşaatı yaptığını ve kaynak taşına ihtiyacı olduğunu beyan ettiği, katılanın da kendisine taş temin edebileceğini söyleyerek sanığı arayıp kaynak taşı istediği, sanığın peşinat istemesi üzerine katılanın eşinin kredi kartından internet aracılığı ile sanığın ... Akbank şubesindeki hesabına 2.000 TL EFT gönderdiği, ancak sanığın anlaşmaya konu kaynak taşını katılana göndermediğinin iddia edildiği olayda, sanığın kaçamaklı ikrarı ve katılan beyanları, banka EFT dekontu, banka ve gsm operatörü yazıları ile tüm dosya kapsamına göre eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak; Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla “50 gün” ve “1.000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.