3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2016/5994 E. , 2017/2377 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ASLİYE (AİLE) HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı; boşanma davasında davalı lehine aylık 200,00 TL yoksulluk nafakası bağlandığını, davalının emekli maaş aldığını, kira ödemediğini, kendisinin ise asgari ücretle çalıştığını, yeniden evlendiğini, kirada oturduğunu belirterek, davalı için bağlanan yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı; davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen hüküm; davalı tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizin 12.01.2015 günlü ve 2014/14772 E. 2015/352 K. sayılı ilamı ile; "... davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiği gözetilmeden anılan kanun hükmüne aykırı şekilde genel mahkeme tarafından hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyan mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.) Mahkemenin; kısa kararında " ... İzmir 11 Aile mahkemesi 2011/1154 esas 2011/1110 karar sayılı dosyası üzerinden davacı ...'tan alınmasına karar verilen 100 TL yoksulluk nafakasının iptaline..." denilmesi ve fakat gerekçeli kararında "... İzmir 11 Aile mahkemesinin 2011/1154 esas, 2011/1110 karar sayılı dosyası üzerinden davacı ...'tan alınmasına karar verilen 200,00 TL yoksulluk nafakasının iptaline..." denilmesi suretiyle, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmı arasında çelişki yaratılmıştır. Bu itibarla, kısa karar ile gerekçeli kararının hüküm kısmının çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiştir. Şu durumda, 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas ve 1992/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi, mahkemece kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilecek şekilde vicdani kanaate göre yeniden bir karar verilmelidir.
2.) Bozma nedenlerine göre davalının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.