Esas No
E. 2016/15462
Karar No
K. 2016/14456
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2016/15462 K. 2016/14456 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2016/15462, K. 2016/14456, T. 01.12.2016
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/15462
Karar No
2016/14456
Karar Tarihi
01.12.2016
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2016/15462 E.  ,  2016/14456 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, davalı ... kayıtlarındaki kişinin kendisi olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkinin varlığı medeni usul hukukumuzda "sıfat" olarak tanımlanmakta ve bir davada taraf olarak gösterilen kişilerin o dava ile ilgili kimseler olması zorunlu bulunmaktadır. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (dava hakkı) kural olarak o hakkın sahibine aittir. Bir hakka ilişkin davada davacı olma sıfatı da hakkın sahibine ait bulunmakta ve buna aktif husumet denilmektedir. Sübjektif hak kendisinden istenebilecek olan kişi de o hakka uymakla yükümlü olan kimse olup, bu da pasif husumet (davalı sıfatı) olarak adlandırılmaktadır. Sübjektif hak sahibi ile o hakka uymakla yükümlü bulunan kişinin kimler olduğunun belirlenmesi, bunun neticesinde, dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler, o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası hakkında inceleme yapılmaksızın, davanın sıfat yokluğundan reddedilmesi gerekmektedir. Taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğinde olup, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 116. maddesinde (HUMK. 187 m.) yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, taraflarca ileri sürülmese dahi, gerek, mahkemece, gerekse, Yargıtay'ca tarafların bu yönde bir savunmalarının olup olmadığına bakılmaksızın, kendiliğinden nazara alınır. Eldeki davada ihtilafa konu uyuşmazlık sonucu verilecek kararın, davacının davalı ... Kurumunda ki statüsüyle alakalı olduğu anlaşıldığından, davalı ... hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilerek, davanın esası hakkında aidiyet istemiyle ilgili, davalı ... yönünden yapılacak değerlendirme neticesinde varılacak sonuca göre karar verilmelidir. Mahkemenin, yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı ...'ne iadesine, 01.12.2016 günü karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog