22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/5444 E. , 2017/4135 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 05.03.2002-29.07.2010 tarihleri arasında çalıştığını, iş kazası geçirdiği ........2004 tarihinden sonraki ... ay sürede raporlu olduğunu, iş sözleşmesini emeklilik gerekçesi ile feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla mesai ve genel tatil ücreti alacaklarını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının ....06.2004-29.07.2010 arası çalıştığını ve tüm işçilik alacaklarının ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti: Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Karar süresi içinde taraf vekillerince tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe: ...-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Kıdem tazminatına esas alınması gereken süre konusunda da taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde, işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir. Kıdem tazminatının koşulları, hesabı ve ödeme şekli doğrudan İş Kanunlarında düzenlenmiştir. İşçinin işyerinde çalıştığı sırada almış olduğu istirahat raporlarının kıdem süresine eklenmesi gerekir. İşçinin çalıştığı sırada bir defada ihbar önelini altı hafta aşan istirahat raporu süresinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınamayacağı, kararlılık kazanmış Yargıtay uygulamasıdır.
Davacı işçi davalı işyerinde 05.03.2002-29.07.2010 tarihleri arası çalıştığını, ancak ........2004 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle yirmi ay süre ile raporlu olduğunu beyan etmiştir. ... kayıtlarına göre de davacının 2004 yılı Kasım ayından 2006 yılı Ekim ayına kadar geçen dönemde istirahatli olduğu bildirilmiştir. Mahkemece, 08.....2002-29.07.2010 tarihleri arası, yedi yıl dokuz ay yirmibir gün kesintisiz çalıştığı kabul edilmiş ise de kurum kayıtları ve kendi beyanlarına göre davacının, ........2004 sonrası dönemde istirahatli geçirdiği süre ve yukarıda işaret edilen yerleşik Yargıtay uygulaması dikkate alındığında kıdem tazminatına esas hizmet süresinin hatalı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmış olup yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ...-Somut olayda Mahkemece genel tatil ve fazla mesai ücretleri, 2004 yılına kadar davacı tanığı ...’ın beyanlarına itibarla haftanın ... günü 08.00-....00 arası ...,... saat ara dinlenme ile haftalık ... saat fazla mesai yapıldığı, 2004-2007 yılları arası dönemde ise her ... davacı tanığının beyanlarına göre haftanın ... günü 08.00-....00 arası ve ek olarak haftanın ... günü ... saat fazla çalışıldığı gözetilerek haftalık ... saat fazla mesai yapıldığı ve dini bayram günleri dışındaki genel tatil günlerinde çalışıldığı kabul edilerek hesaplanmıştır.
Genel tatil ve fazla mesai alacaklarının ispatı konusunda, dosya içerisinde, işyerindeki çalışma düzenini gösterir işyeri kayıtlarının bulunmadığı, davacının anılan alacaklarının davacı tanık beyanlarına göre tespit edildiği, 2004 yılına kadar geçen dönem için beyanları esas alınan davacı tanığı ...’ın işçilik alacaklarına ilişkin açtığı davada (.... H.D. 09.07.2010 tarih ve 2008/33855 esas- 2010/22641 karar) ....01.2004 tarihinde davalı işyerinde çalışmaya başladığının tespit edildiği bu nedenle 2004 yılı öncesi davalı işyerindeki çalışma düzenini bilebilecek durumda olmadığı anlaşılmış olup davacının bu döneme ilişkin genel tatil ve fazla mesai alacaklarını ispatlayamadığı gözetilmeksizin bu döneme ilişkin söz konusu alacakların kabul edilmesi hatalı olmuştur.
Yine davacının 2004 yılı sonrası döneme ilişkin dava dilekçesinde yalnızca 08.00-....00 arası çalıştığına dair beyanı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi nazara alınmaksızın Mahkemece davacı tanık beyanlarına atfen haftanın ... günü ek olarak ... saat daha çalışma yapıldığına ilişkin kabulü isabetli olmamıştır. Ayrıca davacının raporlu geçirdiği dönemlerde çalışmadığı gözetilmeksizin fazla mesai ve genel tatil çalışması yaptığı kabulü ile hesaplama yapılarak karar verilmesi de isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.