(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2016/14611 E. , 2016/19211 K.
"İçtihat Metni"
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili, davacının iş akdinin 03/07/2015 tarihi itibari ile feshedildiğini, feshin, noter aracılığı ile gönderilen ve 09/07/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilen fesih yazısı ile bildirildiğini belirterek feshin geçersizliğine müvekkilin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacı tarafça açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere iş akdinin fesih tarihinin 03/07/2015 olduğunu, dava tarihinin ise 06/08/2015 olduğunu, davacının silah ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının silahlı güvenlik personeli olup sözleşmenin esaslı unsurunun sakatlandığını, ayrıca, davacının resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarını dolandırma suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiğini, davanın yasal süresi içinde açılmaması sebebi ile reddine karar verilmesi gerektiğini haklı sebebe dayanması nedeni ile de davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işveren tarafından davacının iş akdinin 03.07.2015 tarihinde feshedildiği ve fesih bildiriminin davacıya yazılı olarak bildirildiği, davacının imzadan imtina ettiği ve buna dair tutanak tutulduğu, bu şekilde davacıya yazılı feshi bildiriminin 03.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, davacıya yazılı feshi bildirimi ve imzadan imtina etmesine dair tutanak her ne kadar 09.07.2015 tarihinde ayrıca tebliğ edilmiş ise de, davacıya iş akdinin feshedildiğinin yazılı olarak 03.07.2015 tarihinde tebliğ edilmesi ile hak düşürücü sürenin başlaması gerektiği, davanın 06.08.2015 tarihinde açılması nazara alındığında 1 aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Fesih bildiriminin davacı işçiye hangi tarihte yapıldığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 20.maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta, iş akdinin davalı işveren tarafından 03.07.2015 tarihinde feshedildiği, feshin davacıya aynı tarihte elden yazılı olarak tebliğ edilmek istendiği, ancak 03.07.2015 tarihli fesih bildiriminin altına davacının imzadan imtina ettiğine dair şerh düşülerek tutanak tanıklarınca imzalandığı, fesih bildiriminin bilahare noter vasıtasıyla 07.07.2015 tarihinde davacı işçiye tebliğ edildiği, davanın ise 06.08.2015 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar, fesih bildiriminin noter aracılığıyla davacı işçiye tebliği 07.07.2015 tarihinde olup dava bu haliyle 1 aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmış kabul edilebilir ise de, yukarıda belirtilen ilke kararımız doğrultusunda öncelikle tutanak tanıkları dinlenilerek davacıya fesih bildiriminin elden tebliğ edilmek istenildiği tarih net bir şekilde tespit edilmelidir. Yapılacak iş; mahkemece, davalı tarafça tanık olarak bildirilen isimli tutanak tanıklarının duruşmada usulünce dinlenilerek “03.07.2015 tarihli fesih bildiriminin davacı işçiye hangi tarihte tebliğ edilmek istenildiği, davacının imzadan imtina ettiğine dair şerhin doğru olup olmadığı, doğru ise bu işlemin 03.07.2015 tarihinde mi yoksa daha sonraki bir tarihte mi gerçekleştirildiği” hususlarının sorulması, fesih bildiriminin 03.07.2015 tarihinde yapılmadığının tespiti halinde dava süresinde açılmış olacağından mahkemece işin esasına girilmesi ve çıkacak sonuca göre bir karar verilmesidir. SONUÇ; Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.11.2016 gününde oybirliğiyle KESİN olarak karar verildi.