8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2016/10286 E. , 2017/4181 K.HAGB KARARININ SANIĞIN YÜZÜNE KARŞI VERILDIĞII, ANCAK ITIRAZ SÜRESININ TEFHIM VE TEBLIĞINDEN ITIBAREN BAŞLAYACAĞI BELIRTILEREK SANIĞIN YANILTILDIĞI VE GEREKÇELI KARAR SANIĞIA TEBLIĞ EDILMEDEN KARARIN KESINLEŞTIRILDIĞI BU DURUMDA KARAR USULÜNE UYGUN OLARAK KESINLEŞTIRILMEDEN KYB KONU EDILEMEYECEĞI ANCAK TEBLIĞ ÜZERINE YASA YOLUNA BAŞVURULMASI HALINDE MERICIINCE INCELENECEĞINE.
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62
ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN (6136) ATEŞLİ SİLAHLAR VE BIÇAKLAR İLE DİĞER ALETLER HAKKINDA KANUN "İçtihat Metni" 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a aykırı davranmak suçundan sanık S. B.'nın, anılan Kanun’un 13/1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 500,00 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, emanette kayıtlı bir adet tabanca ve şarjörün müsaderesine dair Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2008 tarihli ve 2008/243 esas, 2008/251 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, Z. B. tarafından yapılan müsadere edilen silahın iadesi talebinin reddine dair aynı Mahkemenin 11/05/2015 tarihli ve 2008/243 esas, 2008/251 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre; Z. B.'un, müsaderesine karar verilen 973456 seri numaralı 9 mm çaplı Atmaca 53 marka tabanca ve şarjörün kendisine ait olduğunu ve 1998 yılında ikametinde çalındığını belirterek iade talebinde bulunması üzerine, Fatsa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.05.2015 tarihli ek kararı ile kararın itiraz edilmeksizin ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ve bu kararın kaldırılmasının yada değiştirilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesinde ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlâk açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklinde düzenlemeye yer verildiği, şahsi hak sahibi olan Z. B.un tabancanın evinden rızası dışında alınması ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Personel Şahsi Silah Envanterinde kayıp olarak kayıtlı olması karşısında, silâh ve şarjörün olayla ilgisi bulunmayan iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu gözetilmeden sahibine iadesine yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 31.07.2016 gün ve 7838 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.09.2016 gün ve KYB/2016-327490 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 22.12.2008 tarihli kararın sanığın yüzüne karşı verildiği ancak itiraz süresinin tefhim ve tebliğden itibaren başlayacağı belirtilerek sanığın yanıltıldığı ve gerekçeli karar sanığa tebliğ edilmeden 02.01.2009 tarihinde kesinleştirildiği, Ceza Genel Kurulu'nun 03.11.2009 gün ve 2009/11-210 esas, 2009/259 sayılı kararı ile 05.03.2013 gün ve 2012/15-1292 esas, 2013/89 sayılı kararında da vurgulandığı üzere "5271 sayılı CMK.nun 34/2 ve 232/6. maddelerinde başvurulacak kanun yolunun, başvuru süresinin ve mercinin tereddüde yer vermeyecek şekilde gösterilmesi gerektiğinin, aksi halde itiraz süresinin işlemeye başlamayacağının belirtildiği, bu nedenle kararda kanun yoluna başvuru imkanı bulunmadığı belirtilerek yapılan kesinleştirme işleminin geçersiz olduğu, karar usulüne uygun olarak kesinleşmediğinden Kanun Yararına Bozmaya konu edilemeyeceği ancak, mahallinde sanığın ve malen sorumluya karar tebliğ edilip, yasa yoluna başvurulması halinde gereğinin itiraz merciince yerine getireleceğinden; Adalet Bakanlığı'nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na düzenlenen ihbarname içeriği açıklanan nedenlerle yerinde görülmediğinden kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 13.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.