Esas No
E. 2012/18020
Karar No
K. 2014/4975
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2012/18020 E.  ,  2014/4975 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen davada verilen 27.12.2011 tarih ve 2011/502-2011/723 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 14.03.2014 günü hazır bulunan davacılar vekili ile davalılar vekili dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davalı ...’ün bir çok şirket kurduğunu, özellikle urduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkillerinden de aynı şekilde para tahsil edildiğini, talep edilmesine rağmen paranın iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca yurt dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla para toplaması ve bu parayı davalı şirkete aktarması nedeniyle hakkında dolandırıcılık suçundan ceza davası açıldığını,flas ederek ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkillerinin bu şirketlere başvurma şanslarının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından yurt dışında kurulan şirketlerin içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkillerinin iradelerinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin hükümlerine aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 39.000 DM karşılığı 43.571,72 TL'nin avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, husumetin Jetpa İnternational öneltilmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilleri ile davacılar arasında bir ilişkinin bulunmadığını, davacıların yurt dışındaki şirkete ortak olup olmadıklarının belli olmadığını, ortak olmaları halinde ise kâr ve zarar ortaklığına bilerek katıldıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

.../... -2-

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların yurt dışında kurulan sessiz ortak oldukları, ortaklık sözleşmesi kapsamında 39.000 DM yatırdıkları, davalı holdingin yapılan sermaye arttırımında kullanılan paranın sessiz ortaklardan temin edildiği, sessiz ortaklara geri dönüşün engellenmesi amacıyla holding iştiraki bulunmayan şirketlere kaynak sağlandığı, bu durumun 1997, 1998, 1999 yıllarında devam ettiği, şirketlerin kuruluş amacının vatandaşların parasını ele geçirmek olduğu, dava dışı şirketler ile davalı şirket arasında organik ve hukuki bir bağın olduğu, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisi uyarınca davalı şirket ile dava dışı şirketlerin tek bir şirket olarak değerlendirilmelerinin gerektiği, gerek haksız fiil hükümleri uyarınca gerekse de organizasyonun çatısı olarak ifade edilen davalı Holdingin yönetim kurulu başkanı sıfatıyla bu eylemlerden şahsen sorumlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 39.000 DM'nin karşılığı olan 43.571,72 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, taraflar arasında çekişmesiz olduğu üzere davacıdan ibarelerinin büyük puntolarla, barelerinin ise küçük harflerle yazıldığı belge karşılığında para tahsil edilmiş olduğunun, dosya içeriğinden yurt dışında kurulu bu firmanın otomotiv, inşaat, tekstil, turizm, medya, ilaç ve hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren yabancı bir holdingin ortağı bulunduğunun (ki bahsi geçendavalı ... olduğu da çekişmesizdir.), yatırılan tutarın yabancı holdingdeki ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüğe karşı kullanılacağının, yatırımcının kâr ve zarara ortak olacağının, sessiz ortağın fesh-i ihbar müddetine riayet etmek suretiyle akdi feshedebileceğinin, payına düşen meblağın yabancı holdingden isteneceğinin ve taraflarına ulaştığında davacı ortağa ödeneceğinin anlaşılmasına, yine çekişmesiz olduğu üzere yurt dışında kurulu şirketin tek ortağı ve yöneticisinin davalılardan olmasına, dava tarihi itibariyle anılan şirketin herhangi bir malvarlığı ve ödeme gücünün mevcut bulunmamasına, davalı tarafın kabulünde olduğu ve ortaklık sözleşmesinde yazılı bulunduğu üzere toplanan paraların da Türkiye'ye gönderilmiş olduğunun tespit edilmesine, davadaki zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralına aykırı bulunup bulunmadığının değerlendirilmesinde bu olguların dikkate alınmasının gerekmesine, ayrıca (HUMK'nın 235 ve HMK'nın 187/2'nci maddesi uyarınca herkesçe bilinmesi nedeniyle çekişmesiz olan) davalılardandiğer davalı ... vasıtasıyla Türkiye'de çok büyük yatırımlar yapacağı yönünde reklamlar yapmasına ve yatırımcılarına önemli ölçüde kâr vereceği taahhüdünde bulunmasına, davacı tarafın da davada bu nedenle yurt dışındaki şirkete para verdiği iddiasında olmasına, davalı tarafın davada bir yandan davacının organik bağ içinde olduğu ve davalı ...'ün yöneticisi ve tek ortağı bulunduğu şirketin ortağı olduğunu ve hakkın o şirkete karşı kullanılması gerektiğini savunurken, diğer yandan; imzaladığı sözleşmeyle belirlenen sürede bir hak ileri sürmesinin mümkün bulunmadığına inandırılıp, güven telkin edilen ve yurt dışında yatırdığı parasını alamayacağının anlaşılması üzerine işbu davayı açtığı ileri sürülen davacıya karşı paranın yatırılış tarihine göre zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek zamanaşımı def'inin ileri sürülmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir tutum olmadığının kabulünün gerekmesine göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .../... -3-

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 2.955,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 14.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.187/2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog