11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/16567 E. , 2014/4755 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 25.06.2013 tarih ve 2011/1167-2013/401 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının, davalı ...Ş. bünyesine katılan nezdinde bulunan mevduatını iradesi yanıltılarak off shore hesabına aktarıldığını, ancak daha sonra paranın hiç off shore hesabına aktarılmadığının, bünyesinde kaldığının, banka yöneticilerinin bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin ceza yargılaması ile sabit olduğunu, davalı bankanın ödenmeyen mevduattan sorumlu olduğunu ileri sürerek 5.500 TL'nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ve fer'i müdahil vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının da içinde bulunduğu mudiler tarafından yatırılan paraların off shore hesabına gönderilmeyip, bankanın hakim ortaklarının sahibi bulunduğu firmalara kredi olarak kullandırıldığını, davacının iradesi fesada uğratılarak paranın sözde off shore hesabına aktarılmasının sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulü 5.500 TL'nin 05.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı bankanın sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336'ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararının parasını off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren doğması nedeniyle zaman aşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacak bulunmasına göre, davalı banka vekili ile fer’i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. .../... -2-
2.Ancak, davacı alacağının somut olayda esasen fona devredilen işleminden kaynaklanması karşısında, 5411 sayılı Bankalar Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca mahkemece, davalı bankanın harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün, HUMK'nın 438/7. maddesi hükmü gereğince, aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.