11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/16514 E. , 2014/4545 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 28.05.2013 tarih ve 2012/56-2013/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı gerçek kişinin; ibaresinin 03. sınıfta yer alan üzerinde tescili amacıyla, 14.07.2009 tarihinde, davalılardan nezdinde marka tescil başvurusu yapmış olduğunu; ilgili marka başvurusu yayınına müvekkili tarafından yapılan itirazın, itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar ile aynı olmadığı gibi farklı mal ve hizmetleri içerdiği ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçeleri ile reddedildiğini; müvekkilinin, davalılardan tarafından verilen red kararına karşı yeniden itirazda bulunduğunu, bu itirazın görüşülerek reddedildiğini; işbu davada tartışılması gereken hususun, davaya konu 2009/37511 nolu marka başvurusuna yapılan itirazın reddine dair kararının gerekçeleri olduğunu; dava konusu kararında, müvekkiline ait markalar ile itiraza konu markanın benzer olduğunun kabul edildiğini; yani marka benzerliğinin nizalı bir durum olmadığını; müvekkilininmarkasının tanınmış marka olduğu hususunda da bir nizanın bulunmadığını çünkü davalı , müvekkili markasının tanınmış marka olduğuna ilişkin talebini kabul ettiğini; o halde tartışılması gereken tek hususun; müvekkili markasının tanınmışlığının etkisine ilişkin olduğunu; davalı 16 Ağustos 2007 tarih ve sayılı kararı ile müvekkiline ait ibareli markayı tanınmış marka statüsüne alındığını; davalı tarafın daha önce markasının da aynı emtia üzerinde tescili için 2008/40218 nolu marka başvurusunu da yapmış olduğunu ve müvekkili firma tarafından yapılan itiraz üzerine bu itirazın da reddedildiği; bu karar aleyhine açılan davada müvekkilinin talebinin kabul edildiğini ve dava konusu kararının iptaline karar verildiğini; dolayısıyla ortada aynı konuda, aynı ibare için, aynı kişi tarafından yapılan bir marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından itirazın, mahkemece haklı bulunduğunu; davalının, bu başvuruna yapılan itirazdan sonra, işbu davanın konusunu oluşturan başvuruyu yaptığını; bu kez de bir şekil içerisinde ibaresini yazarak sanki müvekkilinin markasından uzaklaşmaya çalıştığını; Arapça gibi görünen bir karakterle oluşturulmuş markanın da müvekkili markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu; bu durumun aynı zamanda davalının kötü niyetli olduğunu da ortaya koyduğunu; davain, müvekkiline ait markasıyla ilgili tanınmış marka kararının varlığına rağmen, davaya konu marka başvurusuna yapılan itirazın reddine karar vermesinin; kendi içerisinde çelişkili olduğunu; davalı tarafça yapılan marka başvurusunu oluşturan unsurun, tüketicilerin zihninde müvekkilinin sponsor olduğu bir organizasyonda yaratmış olduğu bir seri marka ya da lisans yolu ile veya resmi bir izinle kullandırdığı ikincil bir marka olduğu düşüncesini ortaya .../... -2- çıkaracağını ve tüketicinin, aynı kalitede olduğu düşüncesi ile o malı sırf bu nedenlerle satın alacağını; bu durumda, müvekkiline ait tanınmış markanın sulanmasına neden olacağını; muhtemelen aynı kalitede hizmet ve mal temin edilemeyeceği ve müvekkilinin marka itibarının zedelenmesi durumunun söz konusu olacağını kararında kötüniyet iddiası ile ilgili herhangi bir değerlendirmede de bulunulmadığını; davalının, müvekkiline ait tanınmış marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olanibaresini seçmesinin haklı bir gerekçesinin de bulunmadığını ileri sürerek, davaya konu markanın 3. Şahıslara devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine;yılı yazı ekinde bildirilen dava konusu sayılı kararın iptaline; dava konusu nolu marka başvurusunun reddi ile tescil edilmiş ise ya da yargılama sürecinde tescil edilirse hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesiyle; açılan davanın yerinde olmadığınararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu söyleyerek davanın reddini istemiştir. Davalı ... yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davaya konu areli marka başvurusu ile davacı itirazına dayanak yapılan marka tescilleri arasında bir benzerlik bulunmasına rağmen; davaya konu markanın tescil edilmek istendiği sınıflar ile itiraza dayanak gösterilen markaların tescil edildiği sınıflar arasında bir ayniyet ve/veya benzerlik bulunmaması nedeniyle, markalar arasında halk nezdinde bir karışıklığın ortaya çıkmayacağı bu nedenle de, davaya konu marka başvurusu ile davacı itirazına mesnet markaları arasındayılı ın 8/1-b maddesi kapsamında iltibas tehlikesi bulunmadığı; dosya içerisinde yer alan belgelere dayalı olarak, davaya konu marka başvurusunun yapıldığı tarih ve bu marka başvurusu yayınına itiraz sürecinde davacıya ait markasının tanınmış marka niteliğini haiz olduğu; davaya konu marka başvurusunun 03. sınıf içerisinde yer alan “Pozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku gidericiler” emtialarında tescil edilmesi durumunda, davacıya ait tanınmış markanın toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyinden haksız bir yararın sağlaması, markanın itibarına zarar verilmesi veya markanın ayırt edici karakterine zedeleyici sonuçların ortaya çıkabileceğiresinin tescili için önceki tarihte girişimde bulunmuş olan davalının; işbu davada yer alaeklinde ve farklı bir yazım karakteri ve şekille; marka olarak seçebileceği onlarca seçenek özgürlüğü bulunmakta iken; bu ibare üzerinde ısrarcı olması halinin iyi niyetli bir yaklaşım olarak addedilemeyeceği gerekçesiyle, ibareli markaya ilişkin olarak verdiği 26.01.2012 tarih ve 2012-M-216 sayılı kararının iptaline, marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davvekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalvekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.