11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2013/14455 E. , 2014/13726 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen davada verilen 14/05/2013 tarih ve 2012/328-2013/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin 2011 yılı olağan genel kurul toplantısının 13.7.2012 tarihinde yapıldığını, alınan kararların 2.8.2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiğini, müvekkilinin toplantı sırasında alınan 3 ve 4 nolu kararlara ilişkin ret oyu kullandığını, bununla ilişkili olan 5 ve 6 nolu kararlar yönünden de ret oyu kullanmasına karşın toplantı tutanağına olumlu oy kullanmış gibi yansıtıldığını, bu durumun başlı başına kendi içerisinde çelişki yarattığını, konu hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulması nedeniyle ceza davası yürütüldüğünü, toplantı esnasında alınan 8 nolu kararla kanunun emredici hükümlerine aykırı olarak yabancı uyruklu hissedarların denetçi olarak seçildiğini, alınan kararların hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, ileri sürerek toplantı sırasında alınan 5 ve 6 nolu kararlar yönünden müvekkilinin olumsuz oy kullandığının tespitine, 3, 4, 5, ve 6 nolu kararların hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olmaları nedeniyle iptaline, 8 nolu kararın batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, eda davası açılabilecek hususlarda tespit davasının açılamayacağını, bu nedenle davacının tespit talebinde bulunmada hukuki yararının olmadığını, davacının toplantı sırasında alınan kararlardan 3 ve 4 nolu kararlara ilişkin çekimser oy kullandığını, diğer kararların ise oybirliğiyle alandığını, iptal davası açmak için gereken olumsuz oy kullanma ve alınan kararlara muhalefet şerhi konulması şartının davacı yönünden oluşmadığını, bu nedenle bu istemlere ilişkin dava şartının bulunmadığını, alınan kararların hukuka uygun olduğunu, 8. maddesi hariç olmak üzere tescil edildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; genel kurul kararının iptali için dava açma koşulunun toplantıya katılınması halinde olumsuz oy kullanmak ve toplantı tutanağına muhalefet şerhi koymak olduğu, davacının kanunun aradığı koşullarda olumsuz oy kullanıp toplantı tutanağına muhalefet şerhi koymadığı, 8 nolu kararın TTK'nın 400. maddesine aykırı olduğu tartışmasız ise de anılan kararın ticaret sicil memurluğunca tescil edilmediği, dava tarihinden sonra gerçekleştirilen 28.9.2012 tarihli genel kurulda kanuna uygun olarak yeni denetçilerin seçildiği, bahsi geçen kararın da TTK'nın 447. maddesinde sayılan batıl kararlardan olmadığı, davacının tespit istemi yönünden de hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.