3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2017/3341 E. , 2017/11047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, görev yönünden davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; mülkiyeti hazineye ait Kemer Merkez 17 ada 1 parsel numaralı taşınmaz üzerinde 324 yatak kapasiteli 5 yıldızlı otel yapılmak üzere davalılardan AS ....9 yıl süreli irtifak hakkının 22/3/2002 tarih ve 447 yevmiye nolu resmi senetle tesis edildiğini, lehine irtifak hakkı tesis edilen şirketin hasılat payı bedellerini ödemediğini belirterek şimdilik 323,58 TL hasılat payı alacağı ile 31/05/2015 tarihinden itibaren işlemiş 6183 Sayılı Kanun'un 51. Maddesine göre hesaplanan 772,59 TL gecikme zammının tahsilini istemiştir. Mahkemece taraflar arasında kira ilişkisi olduğu, davacının alt kira ilişkisinden kaynaklanan hasılat payı istediği gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HUMK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 20.06.1987 tarih ve 49 yıl süreli irtifak sözleşmesinin varlığına dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu sözleşmeye dayanarak ödenmesi gereken hasılat payının tahsilini istemiştir. Taraflar arasındaki akdi ilişki Türk Borçlar Kanun'unda yer alan kira sözleşmesi olmayıp, Türk Medeni Kanunu'nun 826. ve devamı maddelerinde düzenlenen ve sınırlı ayni hak olan irtifak hakkının bir çeşidi olan üst hakkına ilişkindir. Taraflar arasındaki temel hukuki ilişki irtifak hakkına dair olmakla mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.