22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/35974 E. , 2017/16105 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE İSTEMLİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı isteminin özeti:
Davacı, 07.04.2014 tarihinden itibaren davalı şirkette ... operatörü olarak çalıştığını, 17.02.2016 günü işe alkollü gelmesi, aynı gün servis aracında kavga çıkarması, servis aracının durduğu ağaçlık alana küçük tuvaletini yapması gerekçe gösterilerek 19.02.2016 tarihinde iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, savunmasında işyerine alkollü geldiği ve kavga çıkarttığı suçlamalarını kabul etmediğini, küçük tuvaletini yaptığı iddiasının ise gerçek olduğunu, ancak söz konusu yerin herkes tarafından bu şekilde kullanıldığını, işverenin kötü niyetli davrandığını, feshin haksız ve geçersiz bulunduğunu beyanla, işe iadesini ve buna bağlı hakların tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, İş Kanunu’nun 25/II-d maddesi uyarınca işyerine alkollü gelinmesinin haklı nedenle fesih sebebi kabul edileceğini, davacının 16.02.2016 tarihinde servise alkollü bindiğinin tespit edildiğini; arkadaşlarına el şakaları yaptığı, küfürler ettiği ve fabrika sınırları içinde açık alana küçük tuvaletini yaptığını savunmasında kabul ettiğini, keza işyerinde yürürlükte olan Toplu İş Sözleşmesinin İç Yönetmeliğinin iş disiplini ile ilgili yasaklara aykırı fiil ve hareketlerde uygulanacak cezalar başlığı altındaki 36/25 maddesinde “işyerine sarhoş gelmek veya işyerinde alkollü içki içmek veya satmak” fiilinin karşılığının işten çıkartmak olarak düzenlendiğini beyanla, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti: İlk Derece Mahkemesince, feshin haklı olmasa da geçerli nedenle yapıldığı gerekçesiyle, işe iade davasının reddine karar verilmiştir. İstinaf başvurusu: İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı şirkette uygulanmakta olan Toplu İş Sözleşmesi gereğince davacıya isnat edilen suçlamalar nedeniyle iş akdinin feshi için disiplin kurulu kararının alınması gerektiği, davalı tarafından disiplin kurulu kararı alınmadan fesih yapıldığından feshin geçersiz olduğu gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davacının işe iadesine karar verilmiştir. Temyiz Başvurusu: Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar. 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Bendin (e) alt bendinde ise, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.
Anlaşılacağı üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin iş sözleşmesini ihlal edip etmediğinin tespitinde, sadece asli edim yükümlülükleri değil, kanundan veya dürüstlük kuralından doğan yan edim yükümlülüklerin de dikkate alınması gerekir. Sadakat yükümü, sözleşmenin taraflarına sözleşme ilişkisinden doğan borçların ifasında, karşı tarafın şahsına, mülkiyetine ve hukuken korunan diğer varlıklarına zarar vermeme, keza sözleşme ilişkisinin kapsamı dışında sözleşme ile güdülen amacı tehlikeye sokacak, özellikle karşılıklı duyulan güveni sarsacak her türlü davranıştan kaçınma yükümlülüğünü yüklemektedir. İş Kanununun 25. maddesinde derhal fesih için öngörülen nedenler kadar ağır olmamakla birlikte, işin normal yürüyüşünü ve işyerinde uyumu olumsuz etkileyen işçinin davranışları ise geçerli fesih nedenleri olarak kabul edilmektedir.
Somut olayda; davacının iş akdi, mesaisine alkollü geldiği ve işyeri sınırları içinde bulunan umuma açık alana küçük tuvaletini yaptığı, gerekçeleriyle feshedilmiştir. Davacı yazılı savunmasında alkollü olmadığını beyan etmiş, ancak işyeri bahçesinde bulunan ağaçlık alana tuvaletini yaptığını ise kabul etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davalı şirkette uygulanan TİS' in 24. maddesi gereğince, davacının iş akdinin feshi için disiplin kurulu kararına ihtiyaç olduğu, disiplin kurulu kararı dosyaya sunulmadığından bu prosedür tamamlanmadan feshin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Oysa ki, disiplin kurulu kararının alınmamış olması şekli eksiklik niteliğinde olup, feshin haklı nedenle yapılmış sayılmasına engel teşkil etmekteyse de, geçerli nedenle yapıldığının kabulüne engel değildir. Davacının işyeri bahçesinde bulunan alana küçük tuvaletini yaptığı kendi beyanları ile sabittir. İş yeri sınırlarına dahil olan umuma açık bölgede gerçekleştirilen bu eylem sözleşmesel yükümlülüğe aykırı olduğu gibi, görgü kuralları bakımından da katlanılması beklenemeyecek bir davranış niteliğindedir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılarak, aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İşverence davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiğinin tespiti ile işe iade isteminin REDDİNE,
3.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 02,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Davalı tarafından yapılan 101,00- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
6.Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 04.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.