3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2015/19380 E. , 2017/4419 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı , davalılardan haricen taşınmaz satın aldığını , 40.500.00.- TL ödeme yaptığını , devrin sağlanmadığını ileri sürerek; ödediği bedelin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir . Davalılar ,cevap dilekçesi sunmamıştır . Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş , hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir .
Davacı ve davalı şirket arasında yapılan tapuya kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin 12/12/2011 tarihli yazılı sözleşme, resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (TMK. md 706, TBK. md 237, Tapu Kanunu md 26 ve Noterlik Kanunu md 60). O nedenle, geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda, taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler. Anılan geçersiz sözleşmeyi davacı alıcı ,davalı şirket satıcı, davalı ... ise satıcı kefili olarak imzalamıştır . Dosyaya sunulan ödeme makbuzlarından da ödemeyi yapanın davacı , ödemeyi alanın davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır .
Somut olayda; davacıya taşınmazı satan ve ödenen bedeli teslim alan davalı şirkettir. Taşınmazın tapu kaydı davacı adına devredilmediğinden, davalı şirket davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmiştir ve aldığını geri vermelidir .Anılan sözleşmeyi satıcı olan davalı şirket kefili olarak imzalayan davalı ... ise ödemeleri teslim almadığı için davacı aleyhine sebepsiz zenginleşmemiştir . Sözleşme geçersiz olduğundan kefalet de geçerli değildir , diğer anlatım ile davalı ... diğer davalı şirketin davacıya olan borcundan dolayı kefil olarak sorumlu tutulamaz . Mahkemece, davalı ... yönünden anılan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.