Esas No
E. 2017/18088
Karar No
K. 2017/19360
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2017/18088 E.  ,  2017/19360 K.MÜŞTEKININ CEP TELEFONUNA HAKARET VE TEHDIT IÇERIKLI GÖNDERILEN MESAJ VE ARAMALARLA ILGILI HTS KAYITLARININ TESPIT EDILEREK ŞÜPHELILERIN HUKUKI DURUMLARININ DEĞERLENDIRILMEKSIZIN KYODK'A ITIRAZIN REDDINE DAIR KARARDA ISABET BULUNMADIĞI

CEZA MUHAKEMESİ KANUNU (CMK) (5271) Madde 160

"İçtihat Metni"Hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, tehdit ve iftira suçlarından şüpheliler B. A., E. Ö., K. S. Ş. ve S. A. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/08/2015 tarihli ve 2014/62931 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/10/2015 tarihli ve 2015/2481 değişik iş sayılı  kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün   26.12.2016 gün ve 94660652-105-34-3257-2016-Kyb  sayılı  istemleri, ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının  13/01/2017   günlü ve 2017/402261  sayılı  tebliğnamesiyle bozma düşüncesiyle daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi, Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede, 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca,

Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda şüpheli S.'un müştekiye hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiğine dair tanık beyanı bulunması karşısında, müştekinin kullandığı cep telefonuna gönderilen mesajlarla ve aramalarla ilgili hts kayıtlarının tesbit edilerek hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde   isabet görülmediğinden,  5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu  kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır,                         TÜRK  MİLLETİ  ADINA

1.OLAY

Dosya kapsamına göre,   şüpheliler B. A., E. Ö., K. S. Ş. ve S. A. haklarında, hakaret, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, tehdit ve iftira suçlarından  yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/08/2015 tarihli ve 2014/62931 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 10. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13/10/2015 tarihli kararının   kanun yararına bozulması istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.  2- -Hukuksal  Değerlendirme,

Dosya kapsamı ve kanun yararına bozma istemi incelenerek birlikte değerlendirildiğinde,müşteki O. D. D.in şüpheliler hakkındaki şikayetinde, kendisine telefon ve e-posta yoluyla hakaret tehdit içerir sözler söylendiği. İletiler gönderildiği iddiasına dair soruşturmada,  şüpheli S.'un müştekiye hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiğine dair tanık  D. İ.'ın  beyanı bulunması karşısında, müştekinin kullandığı cep telefonuna gönderilen mesajlarla ve aramalarla ilgili hts kayıtlarının tespit edilerek şüphelilerin hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine,   yazılı şekilde reddine karar  vermesinin  usul ve yasaya aykırı bulunduğunun anlaşılmasına göre,  İstanbul  Anadolu 10. Sulh  Ceza  Hakimliği'nin  13/10/2015 tarihli kararının kanun yararına bozma isteminin yerinde  olduğu anlaşılmaktadır.

3.Sonuç ve Karar Yukarıda açıklanan nedenlerle,

Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden  İstanbul Anadolu 10. Sulh  Ceza  Hakimliği'nin   13/10/2015   tarihli  ve  2015/2481   Değişik İş  karar  sayı ile   verilip kesinleşen   kararının, 5271 sayılı Ceza  Muhakemesi   Kanununun  309.  maddesi uyarınca   BOZULMASINA, bozma nedenine göre,  sonraki işlemlerin,

CMK'nın  309/4-a  maddesi  gereğince mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 13.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA KYB CEZA Ceza Hukuku 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda şüpheli S.'un müştekiye hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiğine dair tanık beyanı bulunması karşısında, müştekinin kullandığı cep telefonuna gönderilen mesajlarla ve aramalarla ilgili hts kayıtlarının tesbit edilerek hukuki durumun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K5271 md.173/3 K5271 md.160 K5271 md.309 CMK md.309/4
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.