13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2014/38229 E. , 2014/35558 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...Sitesine üye olduğunu, inşaatın bitimini müteakip çekilen kura ile kendisine isabet eden daire bedellerini davalıya ödediğini, ancak dava dışı Toki tarafından ödenmesi gereken kredisinin son taksiti olan 1.000 TL ile altyapı aidat bedeli adı altında 2.500 TL olmak üzere toplam 3.500 TL'nin kendisinden haksız olarak tahsil edildiğini, bu durumun sözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek 3.500 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 1.000 TL'nin ödeme tarihi olan 12.7.2004 tarihinden itibaren, 2.500 TL altyapı aidat bedelinin ise taksitlerin bitim tarihi olan 13.5.2006 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, eldeki davada kendisinden haksız olarak tahsil edilen 1.000 TL kredi bedeli ve 2.500 TL altyapı aidat bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren faiziyle tahsilini istemiş, mahkemece, kredi bedelinin ödeme tarihinden itibaren, altyapı aidat bedelinin ise taksitlerin bitim tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. maddesi 2014/38229-2014/35558 uyarınca muaccel bir borcun borçlusu ancak alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur.Muaccel hale gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının herhangi bir ihtarı yok ise anılan yasa maddesi uyarınca faize ancak dava tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekir. Dava konusu olayda davacı, talep ettiği bedellerin ödenmesi için dava tarihinden önce davalıya ihtar çekerek onu temerrüde düşürdüğünü iddia ve ispat etmemiştir. Bu itibarla hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması zorunludur. Mahkemece, davadan önce davalının temerrüde düşmediği gözetilerek hüküm altına alınan miktara dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, hüküm fıkrasının bir numaralı bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen "Davanın kabulü ile; 3500 TL'nin dava tarihi olan 30.1.2014 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 60,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 13.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.