2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2017/4026 E. , 2017/10297 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar ile yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Hukuk Muhakemeleri Kanununun 129/1-d bendine göre, cevap dilekçesinde savunmanın dayanağı olan bütün vakıaların açık özetlerinin gösterilmesi gerekir. Mahkemece, boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) taleplerinin reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; mahkemece davacı kadına kusur olarak yüklenen eylemlere erkek tarafından vakıa olarak dayanılmadığı anlaşılmaktadır. Usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve çekişmeli olarak belirlenmeyen (HMK m. 129/1 -d, 137, 140/3, 187) vakıa esas alınarak taraflara kusur yüklenemez. Bu durumda mahkemece, davalı erkek tarafından usulüne uygun şekilde süresinde ileri sürülmeyen ve dayanılmayan bir vakıa esas alınarak davacı kadına kusur yüklenilmesi doğru olmamıştır.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; eşine fiziksel şiddet uygulayan ve birlik görevlerini ihmal eden davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında boşanmakla en azından eşinin maddi desteğini yitirecek olan ve boşanmaya sebep olan olaylar kişilik haklarına saldırı niteliğinde bulunan davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata (TMK m. 174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak, davacı kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
2.Mahkemece davalı erkeğin gelirinin yetirsiz olduğu ve davacı kadının çalışma imkanının bulunduğu gerekçesiyle kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir. Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz. (TMK m.
175.Yukarıda açıklandığı üzere toplanan delillerle, boşanmaya sebep olan olaylarda davacının daha ağır kusurlu olmadığı ve onu yoksulluğa düşmekten kurtaracak yeterlilikte gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde, davacı kadın yararına geçimi için uygun miktarda yoksulluk nafakası takdiri gerekirken isteğin reddi doğru görülmemiştir.