Esas No
E. 2015/4042
Karar No
K. 2017/10257
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

13. Ceza Dairesi         2015/4042 E.  ,  2017/10257 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM: Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/11/2010 tarihli 2010/104 Esas ve 2010/713 Karar sayılı dosyasının inceleme konusu dosya ile birleştirilmesine karar verilmeden önce müşteki kurum katılan sıfatını almış olmasa da, mevcut davada katılan sıfatına sahip olması ve mevcut karara göre suç tarihleri farklı iki eylemi ayırmanın mümkün bulunmaması itibariyle, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz etmeye hakkı bulunan katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan doğrudan zarar görmüş bulunan müşteki kurum vekilinin hükmün tamamına yönelik olarak davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;

1.Ceza Yargılama Yasasında mahkemeye gelmemiş sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen 5271 sayılı CMK'nın 193/2. maddesinin "ilk bakışta eylemin suç oluşturmayacağı ve derhal beraat kararı verilebilecek" hâllerle sınırlı olarak uygulanabileceği, bu hâller dışında mutlaka sanığın sorgusunun yapılmasının gerektiği gözetilmeyip, inceleme konusu dosya ile birleştirilen Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 04/11/2010 tarihli 2010/104 Esas ve 2010/713 Karar sayılı dosyasına konu iddianame yönünden sanığın savunması yöntemince saptanmadan hüküm kurulması,

2.Hakkında kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığına dair tutanaklar düzenlenen sanığın suça konu evde ne kadar süre ikamet ettiğinin ve dava konusu tutanak itibariyle suça konu sayacı kullanım süresinin belirlenmesinin ardından, kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olması karşısında; evde kullanılan sayacın tüketimi eksik gösterip göstermediği veya tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde sayaca müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; keşif yapılarak söz konusu evdeki elektrikli aletlerin durumu itibariyle kurulu güç ve mümkün olduğu taktirde de faaliyet durumuna göre bu aletlerin çalışma süreleri belirlenip böylece söz konusu dönemde normal kullanıma göre tüketilebilinecek ortalama elektrik miktarı bilirkişiye hesaplattırıldıktan sonra bulunacak değerin sayacı kullanım süresine göre suça konu sayaçtan geçirilen tüketim miktarlarıyla uyumlu olup olmadığı ve tutanaklar öncesi tüketimlerle tutanaklar sonrası tüketimler arasında fark oluşup oluşmadığı konusunda teknik bilirkişiden rapor alınıp sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket edip etmediği bu suretle tespit edildikten sonra hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden 27/03/2009 tarihli tutanak yönünden yetersiz ve kendi içinde çelişen bilirkişi raporu ile;

20/10/2009 tarihli tutanak yönünden de bilirkişi raporu alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi,3-02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanunun Geçici 2. maddesinin l. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, sanığın kurum zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere rapor aldırılıp ardından sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedellerine ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Yasanın Geçici 2/2 maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.