4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2017/18830 E. , 2017/24959 K.
"İçtihat Metni"
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 106/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 3 gün ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/05/2012 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2016 tarihli ve 2014/7993 esas, 2016/10289 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması neticesinde kesinleşmesini müteakip, cezaların infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin, anılan Mahkemenin 07/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip, uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair anılan Mahkemenin 08/03/2017 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 değişik iş sayılı kararı, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 23/08/2017 gün ve 94660652-105-35-7540-2017-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/09/2017 gün ve 2017/50657 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre 01/03/2017 tarihli uzlaştırma raporu ile, taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığından bahisle sanık hakkındaki hükümlerin aynen infazına dair karar verilmiş ise de, uzlaştırmacı Yasin Yangın tarafından 03/02/2017 tarihli dilekçe ile, sanığın cezaevinde olmasından dolayı sağlıklı karar alamayacağını ve kendisine vasi atama işlemlerinin devam ettiğini, yapılacak görüşmelerin vasisi aracılığıyla sürdürülmesini beyan ettiğinden bahisle ek süre talep edilmesine rağmen, anılan işlemin sonucu beklenilmeden ve vasi ile görüşme yapılmadan, müştekinin bir miktar para talebinin olduğu da dikkate alındığında sanığın bu parayı cezaevinde temin etmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde, uzlaştırma hususunda sanığın beyanının alınmış olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 106/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 3 gün ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/05/2012 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2016 tarihli ve 2014/7993 esas, 2016/10289 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması neticesinde kesinleşmesini müteakip, cezaların infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin, anılan Mahkemenin 07/12/2016 tarihli ve aynı sayılı ek kararını müteakip, uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair anılan Mahkemenin 08/03/2017 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 değişik iş sayılı kararının, "dosya kapsamına göre 01/03/2017 tarihli uzlaştırma raporu ile, taraflar arasında uzlaştırma sağlanamadığından bahisle sanık hakkındaki hükümlerin aynen infazına dair karar verilmiş ise de, uzlaştırmacı Yasin Yangın tarafından 03/02/2017 tarihli dilekçe ile, sanığın cezaevinde olmasından dolayı sağlıklı karar alamayacağını ve kendisine vasi atama işlemlerinin devam ettiğini, yapılacak görüşmelerin vasisi aracılığıyla sürdürülmesini beyan ettiğinden bahisle ek süre talep edilmesine rağmen, anılan işlemin sonucu beklenilmeden ve vasi ile görüşme yapılmadan, müştekinin bir miktar para talebinin olduğu da dikkate alındığında sanığın bu parayı cezaevinde temin etmesinin mümkün olmadığı da gözetildiğinde, uzlaştırma hususunda sanığın beyanının alınmış olduğunun kabul edilemeyeceği anlaşılmakla, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği" gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Tehdit ve hakaret suçlarından sanık ...'nin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1-2, 106/1, 43 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 3 gün ve 6 ay 7 gün hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair, Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/05/2012 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı kararının, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 24/05/2016 tarihli ve 2014/7993 esas, 2016/10289 karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanması neticesinde kesinleşmesini müteakip, cezaların infazı sırasında Cumhuriyet Başsavcılığınca 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza
Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklik ile infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesine müteakip yapılan uzlaştırma işlemlerinin yasaya uygun olup olmadığının ve buna bağlı olarak uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair anılan Mahkemenin 08/03/2017 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30/10/2007 tarihli ve 2007/4-200 esas, 2007/219 sayılı ilâmında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253 ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuku kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenleme karşısında; kesinleşen hükümlerde de uzlaşma hükümlerinin uygulanmasının gerektiği anlaşılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 06/12/2016 tarihli ve 06.12.2016 tarih, 2014/13-194 Esas ve 2016/466 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere, 5237 sayılı TCK'nın ''zaman bakımından uygulama'' başlığını taşıyan 7. maddesinin 2. fıkrasındaki ''suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanıp, infaz olunacağına'' dair düzenleme ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda ve çektirilecek cezanın hesabında duraksama başlığını'' taşıyan 98/1. maddesinde ''Mahkûmiyet hükmünün yorumunda veya çektirilecek cezanın hesabında duraksama olursa, cezanın kısmen veya tamamen yerine getirilip getirilemeyeceği ileri sürülür ya da sonradan yürürlüğe giren kanun, hükümlünün lehinde olursa, duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için hükmü veren mahkemeden karar istenir.'' amir hükmü uyarınca, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.
02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (b) bendine mevcut (2) ve (3) numaralı alt bentlerden sonra gelmek üzere (3), (5) ve (6) numaralı alt bentler eklenmiştir.Bu bentlere göre, tehdit (madde 106, birinci fıkra), hırsızlık(madde 141), dolandırıcılık (madde 157) suçları uzlaşma kapsamına alınmıştır.
Aynı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan "etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile "ibaresi madde metninden çıkırılmış, aynı fıkranın ikinci cümlesinde yer alan "Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması halinde uzlaştırma hükümleri uygulanmaz"şeklindeki düzenlemede bir değişiklik yapılmamıştır.
Uzlaştırma CMK'nın 253. maddesinde ayrıntılarıyla düzenlenmiş, mahkeme tarafından uzlaştırmaya ilişkin anılan Kanunun 254/1. maddesinde" Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, kovuşturma dosyası, uzlaştırma işlemlerinin 253 üncü maddede belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilir. " denilmiştir.
CMK'nın 253. maddesinin aşağıda belirtilen fıkraları; "(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. (5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır. ... (12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi en çok yirmi gün daha uzatabilir. ... (13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. ... (17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. ... (25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri, eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili, uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir." biçimindedir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Ceza Muhakemesi Kanununa Göre Uzlaştırmanın Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 5. maddesinin aşağıdaki fıkralarının; (1) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile rıza göstermeleri hâlinde gerçekleştirilir. Bu kişiler anlaşma yapılana kadar iradelerinden vazgeçebilirler. (2) Uzlaştırma, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esası gözetilerek yürütülür. (3) Uzlaştırmaya katılan şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören müzakereler sırasında, Kanunun tanıdığı temel güvencelere sahiptir. (4) Şüpheli, sanık, mağdur veya suçtan zarar gören Türkçe bilmiyorsa veya engelli ise Kanunun 202 nci maddesi hükmü uygulanır. (5) Uzlaştırma sürecine başlanmadan önce şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören; hakları, uzlaşmanın mahiyeti ve verecekleri kararların hukukî sonuçları hakkında bilgilendirilir. (6) Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin yaşı, olgunluğu, eğitimi, sosyal ve ekonomik durumu gibi faktörler ile ilgili belirgin farklılıklar, uzlaştırma sürecinde göz önüne alınır." şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
Yine anılan Yönetmeliğin 8. maddesinin ikinci fıkrası " Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Bu kişilerin ayırt etme gücüne sahip olup olmadıkları Cumhuriyet savcısı tarafından araştırıldıktan sonra, uzlaşma teklifinin muhatabı belirlenir." biçimindedir. İncelenen dosyada;
Sanığa isnat edilen TCK'nın 125. maddesinde düzenlenen hakaret ve anılan Kanunun 106/1-1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçlarının birlikte işlenmesi nedeniyle suç tarihi itibariyle CMK'nın 253/3-son cümlesi kapsamında bulundukları ve karar tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 253.maddesinde yapılan değişiklikle tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle her iki suçunda uzlaştırma kapsamında oldukları, hususlarında kuşku bulunmamaktadır.
Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 16/05/2012 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 karar sayılı ve 07/12/2016 tarihli, infaza konu ilamdaki suçların uzlaştırma kapsamına alındığından bahisle hükümlünün hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi talebinin kabulü ile dosyanın uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için uzlaştırma bürosuna gönderilmesine karar verilmesine müteakip, Yasin Yangın'ın 10/01/2017 tarihinde uzlaştırmacı olarak görevlendirildiği, adı geçen uzlaştırmacının 03/02/2017 tarihinde uzlaştırma bürosuna müracaat ederek, sanık ...'nin
Bolvadin C Tipi Açık Ceza infaz kurumunda hükümlü olduğunu öğrendiği, sanıkla telefonla görüşmesinde, sanığın sağlıklı karar alamayacağından hareketle vasi tayini için başvuru yaptığını belirttiğini bu nedenle atanmasına müteakip vasisi yoluyla sürdürülecek olan uzlaştırma işlemlerinin süre yönününden kesintiye uğramaması için yirmi günlük ek süre talep ettiği, uzlaştırmacıya ek süre verilip verilmediğinin dosya içerisinden anlaşılamadığı ancak, yine adı geçen uzlaştırmacı tarafından düzenlenip imzalanan 01/03/2013 tarihli uzlaştırma raporunda; müşteki İsmail Karayılmaz ile telefon aracılığıyla görüştüğünün bu görüşmede adı geçenin uzlaşmak için 15000 TL talep ettiğinin, sanık ...'yle cezaevi telefonu aracılığıyla kendisine ulaştığının ve müştekinin talebini iletmesi üzerine sanığın sağlıklı karar veremeyeceğini bu sebeple kendisine vasi atanmasını talep edeceğini beyan ettiğinin ve ek süreyi de kullanarak müzakereleri vasisi ile yürütülmesini talep ettiğinin, ek süre talebinde bulunularak sürecin ilerlemesi sağlansa da taraflara arasında uzlaşma sağlanamadığının belirtildiği, yine aynı raporda uzlaştırmanın başarısızlıkla sonuçlanması nedeni olarak edimin konusu ve miktarı hususunda taraflarının uzlaşamamasının gösterildiği, bu rapor üzerine de hükmün aynen infazına dair Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 08/03/2017 tarihli ve 2012/131 esas, 2012/658 sayılı ek kararının kurulduğu ve bu ek karara yapılan itirazın mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayılı kararıyla reddedildiği anlaşılmıştır.
UYAP üzerinden yapılan incelemede; Bolvadin Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/03/2017 tarih ve 2017/54 esas ve 2017/164 sayılı kararında, Bolvadin Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 30/01/2017 tarih ve 2017/404 sayılı yazısı ile hükümlü ...'nin Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2012 tarih ve 2005/197 Esas 2012/1236 sayılı kararıyla 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırıldığından hükümlü ...'ye vasi atanmasına karar verilmesinin talep edildiğinin belirtildiği, dava tarihinin 31/01/2017 olarak gösterildiği, anılan kararda hükümlünün kısıtlanmasına ve hapis halinin sona ermesine kadar, hükümlüye Kadir Derin'in vasi olarak atanmasına karar verildiği ve bu kararın, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 2017/335 E- 2017/335 K. sayılı ve 16/05/2017 tarihli kararıyla, istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bolvadin Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü'nün 20/06/2017 tarihli ve 2017/2970 sayılı yazısından sanığın, Bolvadin C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna 16/01/2017 tarihinde hükümlü olarak giriş yaptığı, akabinde şartlarının uygun olması sebebiyle 18/01/2017 tarihinde Bolvadin Açık Ceza İnfaz Kurumumuza alındığı anlaşılmıştır.
Uzlaştırmanın amacı, şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar görenin özgür iradeleri ile aralarındaki cezai uyuşmazlığı çözmelerini sağlayarak hem mağdur ya da suçtan zarar görenin zararının giderilmesi hem de cezai uyuşmazlığın yargılama yapılmadan ceza sisteminin dışına çıkarılmasıdır. Uzlaştırma sürecinde tarafların temel hak ve hürriyetlerine uygun olarak, menfaatlerinin korunması esastır. Taraflardan birinin reşit olmaması ya da kısıtlı olması hâli ile mağdur veya suçtan zarar görenin ayırt etme gücü bulunmaması durumunda, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırma sürecinde tarafların kötü niyetlerinin önüne geçilmeli Kanunun taraflara tanıdığı temel güvencelere riayet edilmelidir. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ...'nin, Bolvadin Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2012 tarih ve 2005/197 Esas 2012/1236 Karar Sayılı kararıyla 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası nedeniyle 16/01/2017 tarihinde hükümlü olarak cezaevine girmesi, cezaevi idaresi tarafından 30/01/2017 tarihinde vasi atanmasının talep edilmesi ve Bolvadin Sulh Hukuk Mahkemesinin 23/03/2017 tarih ve 2017/54 esas ve 2017/164 sayılı kararıyla sanığa vasi atanması, sanığa uzlaşma teklifinin yapıldığı sırada cezaevinde bulunması ve vasi işlemlerinin devam etmesi karşısında; mahallinde yapılan uzlaştırma işlemlerinin yasaya uygun olmadığı gözetilmeden, uzlaştırma işleminin yapılamadığına ilişkin uzlaştırma raporunun Mahkemeye sunulması sonrasında, hükmün aynen infazına dair Karşıyaka (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/131 esas, 2012/658 karar sayılı ve 08/03/2017 tarihli ek kararına karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın reddine ilişkin mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır. IV-Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden mercii Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2017 tarihli ve 2017/558 Değişik İş sayı ile verilip kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sonraki işlemlerin,
CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.