11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2016/6997 E. , 2017/6034 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/11/2014 gün ve 2013/59-2014/238 sayılı kararı onayan Daire’nin 21/01/2016 gün ve 2015/2209-2016/612 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, "..." ibaresinin ... tarafından 41. sınıf için 24.06.2008 tarihinde başvurusunun yapılıp ve 12.08.2009 tarihi itibariyle 2008/37646 numara ile marka olarak tescil edildiğini ve 30.01.2010 tarihinde 10 yıllığına ortağı olduğu müvekkili şirkete kiralandığını, davalı tarafından piyasada ve “...” internet adresinde "...'' ve "... uygulaması" ibarelerinin kullanılması suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz edildiğini ileri sürerek, davalının tecavüz teşkil eden fiillerinin tespit ve önlenmesini, 30.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah yoluyla maddi tazminat talebini 99.290,40 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne, davalının tecavüzünün tespitine ve ref'ine, 80.149,47 TL maddi tazminat ile 809,25 TL tespit dosya masrafının ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, markaya tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. ...
2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2012/83. D.İş. sayılı dosyasında alınan 18.12.2012 tarihli tespit raporunda davacı markasını oluşturan "..." ibaresinin bir organizasyon esnasında çekilen fotoğrafların firma reklamının da uygulandığı bir fotoğrafçılık hizmeti yöntemi olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Dava konusu ibare davacı adına fotoğrafçılık hizmetleri sınıfında tescillidir. Dosyaya sunulan internet sayfa çıktılarında davalı tarafça fotoğraf hizmeti verilen organizasyonlardaki fotoğraflarda da bu ibarenin “... Ekibi, ... Aktivitesi” şekillerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi uyarınca, "Dürüstce ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez...” Bu durumda, öncelikle içlerinde bir fotoğraf sanatçısı bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden davalının uyuşmazlık konusu kullanımının 556 sayılı KHK 12. maddesi kapsamında olup olmadığı konusunda rapor alınarak bu hususun tartışılması gerektiği gibi, aynı zamanda ... ... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 10.07.2014 tarih 2013/808 E.2014/846 K. sayılı kararında davalı şirket yetkilisi ... aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda “...sanığın eyleminin 556 sayılı KHK'nun 61/A maddesine uymadığı sonucuna varılarak sanığın atılı suçtan CMK 223/2-a maddesi gereğince beraatine...” karar verilmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı B.K.'nun 53) uyarınca ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı açık ise de, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir (Yargıtay HGK. 09.04.2014 tarih, 2013/4-1008 E. 2014/490 K. sayılı ilamı). Bu bakımdan anılan ceza mahkemesi kararının işbu davaya etkisinin de tartışılmaması doğru görülmediğinden davalı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.