11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2014/552 E. , 2014/9682 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/03/2013 tarih ve 2013/74-2013/151 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava konusu ... Şubesi'ne ait 0013561, 0013569 ve 3602195 seri nolu çeklerin kaybedildiğini belirterek, dava konusu çeklere ödeme yasağı konmasını ve çeklerin iptalini talep ve dava etmiştir.
Müdahil vekili, 3602195 seri numaralı çekin müvekkilinin elinde olduğunu, davacının tacir olarak rızası ile bu çeki verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, talep tarihi itibari ile gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 6335 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanunun yürürlükte olmadığını, talep tarihi itibariyle mahkemenin görevli olmadığı, görevli ve yetkili mahkemenin işin niteliği gereği çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle ... Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, görevsizlik kararı verilmiştir. Kararı, davacı vekili ile müdahil vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, kıymetli evrakın zayii nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren HMK’nın 383. maddesinde çekişmesiz yargı işleri ile ilgili olarak “aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece” sulh hukuk mahkemesinin görevli olacağı öngörülmüştür. Bu bağlamda konuya yaklaşıldığında, ...’nın 563 vd. maddelerinde düzenlenen kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davaların gerek 1086 sayılı Kanun’un yürürlükte kaldığı süreçteki yargısal uygulama ve gerekse de 6100 sayılı HMK’nın 383/2-e/6 maddesi uyarınca ticaret hukukuna dahil çekişmesiz yargı işi niteliğinde olduğu açıktır. Bu nedenle, ilk bakışta, bu nitelikteki davaların da sulh hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği ileri sürülebilecektir. Ancak bu nitelikteki davalar ve/veya HMK’da tercih edilmiş tanımıyla işlerin, aynı zamanda ...’nın 4. ve 5. maddeleri uyarınca ticari dava ve/veya iş niteliğinde bulunduğu da kuşkusuzdur. ...’nın 4 ve 5. maddesinin özel nitelikte birer usul hükmü niteliğinde bulundukları düşünüldüğünde, bu davalar ve esasen ticaret hukukuna dahil ve mahkemece görülecek olan çekişmesiz yargı işlerinin tümü bakımından görevli mahkemenin tayininde,
HMK’nın 383. maddesinde belirtilen hükmün aksine ve özel bir düzenlemenin var olduğunda duraksanmamalıdır. Bu durumda ...’nın 5. maddesi başlığı ile birlikte nazara alındığında, ticaret hukukunda yer alan çekişmesiz yargı işleri bakımından asıl görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu, ticaret mahkemesinin bulunmadığı yerler bakımından ise asliye hukuk mahkemesinin görevli kabul edilmesi gerektiği açıktır. Nitekim, 6100 sayılı HMK ile aynı tarihte kabul edilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 757/1. maddesinde bu tür işlerde ticaret mahkemelerinin görevli olduğunun belirtilmiş olması da yasa koyucunun iradesinin de Dairemizin yorumu yönünde olduğunu göstermektedir. Tüm bu nedenlerle, mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2.Müdahil vekilinin temyiz istemine gelince; dava, hasımsız açılan zayi nedeniyle çek iptali istemine ilişkin olup, 6100 sayılı HMK'nın 382'nci maddesinde sayılan çekişmesiz yargı işlerindendir. Bu tür davalara müdahil olunamayacağı ve dolayısıyla müdahale isteminde bulunan tarafından kararın temyiz edilemeyeceği, kaldı ki müdahil vekilinin temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmediği ve temyiz harcının da yatırılmadığı, bu durumda süresinde usulünce yapılmış bir temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından müdahale talep eden vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.