Esas No
E. 2015/23004
Karar No
K. 2017/7879
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

10. Hukuk Dairesi

E. 2015/23004 K. 2017/7879 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2015/23004, K. 2017/7879, T. 14.11.2017
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/23004
Karar No
2017/7879
Karar Tarihi
14.11.2017
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

10. Hukuk Dairesi         2015/23004 E.  ,  2017/7879 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamda belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1.)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.)Davacı Kurum, daha önce kısmi olarak açılan davada talep edilen miktarın eksik kalan 4.492,49 TL kurum alacağının tahsilini talep etmiş olup, mahkemece, kusur oranına düşecek miktarı ıslah etmek suretiyle aynı davada istemek yerine ek dava açıldığından ve ek dava açılmasına davalıların sebebiyet vermediği gerekçesiyle davacı kurum lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına hükmetmiştir.

Mevcut yasal durum itibariyle, kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olan davacının, saklı tuttuğu alacak bölümü için (kısmi) o dava içerisinde ıslah yoluyla talepte bulunabileceği gibi dilerse ek dava açması da mümkündür. Yani kısmi ıslah yoluyla müddeabihin artırılabilmesi olanağı, bir anlamda, artırıma konu kısmın ek dava yoluyla istenilmesinin alternatifi niteliğindedir. Başka bir ifade ile kısmi davadaki ıslah ile bu yola gidilmeyip ek dava açılması halleri, davacıya aynı hak ve olanakları tanıyan seçimlik yollardır. (Bkz. T. 15.10.2003, ...T. E.2003/9-510, K.2003/555) Dolayısıyla inceleme konusu dosyada mahkemece, davacı kurumun ek rücu davası açmakta hukuki yararı olduğunun kabulüyle, lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde karar verilmelidir Eldeki davada mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ : Hüküm fıkrasının; yargılama giderlerine ilişkin 2. bendinin tamamen silinerek yerine “Davacı tarafından yapılan 36,50 TL tutarındaki tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” yazılmasına, vekalet ücretini düzenleyen 4. bendinin tamamen silinerek yerine “Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddesine göre, 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine” yazılmasına ve hüküm fıkrasına 5. bendin eklenerek “Karar kesinleştikten sonra davacının fazladan yatırdığı gider avansının talep halinde davacıya iadesine” yazılmasına, hükmün bu şekliyle DÜZELTEREK ONANMASINA, 14.11.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog