null 2018/103 E. , 2018/123 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2018/103
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARI VEREN
MAHKEME : İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 03/03/2017 Tarihli Ek Karar
DOSYA NUMARASI : 2016/1677 D. İş - 2016/1729 Karar
TALEP
İhtiyati Haciz Kararına İtirazın Reddi Kararının Kaldırılması
İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda ihtiyati haciz kararına itirazın reddine ilişkin gerekçeli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dava dosyası dairemize gönderilmiş olup incelendi; TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ:
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin talep dilekçesinde özetle; Borçluların imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesinin kaynaklanan borçlarının vadesinde ödenmediğini, kredi hesabının 13/04/2016 tarihinde kat edildiğini, bu nedenle ihtiyati haciz isteme zorunluluğunun doğduğunu, müvekkilinin 156.111,74-TL nakdi 12.900,00-TL gayrinakdi olmak üzere toplam 169.011,74-TL alacağının tahsilini teminen, takdir edilecek teminatın depo edilmesi karşılığında, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, masraf ve vekalet ücretinin borçluya yüklenilmesine karar verilmesini talep ettiği, bu talep üzerine Mahkemenin 16/11/2016 tarihli karar ile; " ... alacağın vadesinin geçtiği, bir rehinle temin edildiğine dair kaydın bulunmadığı, talebin hukuka uygun ve yerinde olduğu değerlendirilerek itiraz eden borçlu yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
Karara karşı itiraz eden borçlu .....vekili itiraz dilekçesi ile; ihtiyati haciz kararı verilmeden önce müvekkiline İstanbul....İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası üzerinden ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrinin 12/11/2016 tarihinde tebliğ alındığını, ödeme emri ekinde ihtiyati haciz kararının olmadığını, süresi içinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiğini, ancak icra müdürlüğünün takibe devam ettiğini, ihtiyati haciz kararına binaen müvekkilinin ..... Ataşehir Şubesi nezdindeki maaş hesabına bloke koyulduğunu, bu haksız işlem nedeniyle müvekkilinin mağdur duruma düştüğünü, ihtiyati haciz kararı alınırken müvekkilinin dinlenmediğini, savunma hakkı verilmediğini, kredi sözleşmesinin Türk Hukukuna göre düzenlenme ve usulü geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı, kefil imzasının gerçekten müvekkile ait olmadığı, sözleşmenin yasanın aradığı şekilde bankanın yetkili temsilcisi tarafından imza edilip edilmediği, yine yasanın öngördüğü şekilde kredi sözleşmesinin banka şubesi çatısı altında imza edilip edilmediğinin dahi açık olmadığını, müvekkilinin adresi Kadıköy olduğundan yetkili mahkemenin de İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin ... Bank A.Ş'ye doğrudan bir borcu olmadığını, sözleşmeye kefil dahi olsa kredi borcunun öncelikle asıl borçludan tahsil edilmesi gerektiğini,
İİK 257 kapsamında aranan şartların müvekkili bakımından gerçekleşmediğini, bu nedenlerle itirazın kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemesine gönderilmesine, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, teminatın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi 03/03/2017 tarihli ek kararı ile; " ... muteriz vekilinin alacağın dayanağı olan sözleşmeye ilişkin itirazlarının açılacak bir menfi tespit davasına konu olabileceği ve ihtiyati hacze itiraz kapsamında incelenemeyeceği, ihtiyati haciz kararının verilmesinden önce haciz tatbik edildiğine ilişkin itirazın icra mahkemesine yapılacak şikayete konu olup ihtiyati hacze itiraz kapsamında incelenemeyeceği, yetki itirazı ile ilgili yapılan değerlendirmede ise, alacaklının alacağını kredi sözleşmesine dayandırdığı buna göre alacağın para alacağı olduğu, Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi uyarınca para borçlarının götürülecek borçlardan olup ifa yerinin alacaklının ikametgahı olduğu, HMK.
10.maddesinde sözleşmenin ifa yeri mahkemesinin de yetkili olacağının ifade edildiği, buna göre davacı alacaklının adresin İstanbul icra daireleri ve mahkemelerinin yargı çevresinde bulunması nedeniyle HMK. 10 ve TBK.
89.maddeleri uyarınca davalının icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itirazı yerinde görülmemekle İİK'nın 265. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı anlaşılmış, şartları oluşmayan ihtiyati hacize itirazın reddine, karar verilmiş ve verilen karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati haciz kararı alınırken müvekkilinin dinlenmediğini, kendisine savunma hakkı verilmediğini,
Kredi sözleşmesinin Türk Hukukuna göre düzenlenme ve usulü geçerlilik şartlarını taşıyıp taşımadığı, kefil imzasının gerçekten müvekkile ait olup olmadığı, sözleşmenin yasanın aradığı şekilde bankasının yetkili temsilcisi tarafından imza edilip edilmediği, ve yasanın öngördüğü şekilde kredi sözleşmesinin banka şubesi çatısı altında imza edilip edilmediğinin açık olmadığını, buna yönelik itirazlarının Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, Genel yetki kuralları gereğince İhtiyati haciz başvurularında yetkili mahkemenin, aleyhine ihtiyati haciz istenen tarafın ikametgahının bulunduğu mahkeme olduğunu, müvekkilinin adresinin İstanbul Kadıköy olduğundan dolayı yetkili mahkemenin İSTANBUL ANADOLU mahkemeleri olduğunu, Alacaklının öncelikle asıl kredi borçlusundan alacağını tahsil etmesi gerektiğini,
İleri sürerek; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’ nin 2016/1677 D.İş- 2016/1729 K. Sayılı, 03.03.2017 tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Telep ihtiyati haciz kararının kaldırılması istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince borçlu .....'un itirazının reddine karar verilmiş verilen karara karşı borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İİK'nın 258. maddesine göre ihtiyati haciz başvurusu üzerine mahkeme tarafları dinleyip dinlememekte serbest olup, bu konudaki takdir hakkı tamaman ihtiyati haciz başvurusunu inceleyen mahkemeye aittir. O nedenle borçlu vekilinin bu konudaki istinaf sebebi yerinde değildir.
İhtiyati hacze konu alacağın para alacağı olduğu ve TBK 89/1 (eski BK 73) maddesine göre "aksine bir düzenleme yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenir" hükmü ve HMK'nın 10.maddesi dikkate alındığında alacaklı bankanın adresinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı sınırları içerisinde kalması nedeniyle ihtiyati haciz kararı yönünden yetkili bulunduğu dolayısıyla borçlu vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin de yerinde olmadığı, borçlunun diğer itiraz sebeplerininde İİK' nın 265. maddesi sınırlı olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmadığından ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine de aykırı olmadığından borçlu vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu .... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nun 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince ihtiyati hacze itiraz eden tarafından yatırılan 85,70 TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına,
3.Karar Tarihi İtibariyle; Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 35,90 TL İstinaf Karar Harcından istinaf talep eden tarafından yatırılan 31,40 TL' nin mahsubu ile bakiye 4,5 TL' nin istinaf talebinde bulunan taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına,
5.Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine,
6.Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/02/2018 tarihinde HMK' nun 362/1-f ve İİK' nun 265 maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.