2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2014/18002 E. , 2015/2701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek eş tarafından, kusur belirlemesi, tazminatlar, velayet ve vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı kadın eş tarafından ise tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi, iştirak nafakası ile tazminatların miktarı, faiz talebi hakkından hüküm kurulmaması, kişisel ilişkinin süresi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle müşterek çocuğun yaşı dikkate alınarak velayetin anneye verildiğinin anlaşılmasına göre, davacı-davalı erkek eşin tüm, davalı-davacı kadın eşin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre müşterek çocuk yararına takdir edilen iştirak nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
3.Davalı-davacı kadın eşin Türk Medeni Kanunun 174. maddesine dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerine yönelik faiz talebi bulunduğu halde mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur (HMK md.
4.Davacı-davalı erkek eşin karşı boşanma davası reddedildiği halde kendisini vekille temsil ettiren davalı-davacı kadın eş yararına bu dava yönünden de karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; sadece kadın eşin kendi davası nedeniyle tek vekalet ücretine karar verilmesi de doğru olmamıştır.
5.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın eş yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK md.174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.