21. Hukuk Dairesi
21. Hukuk Dairesi 2014/10905 E. , 2015/5847 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 27/03/2013 olduğunun ve davalılardan işverene ait işyerinde 27/03/2013-10/05/2013 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Dava, davacının 27.03.2013-10.05.2013 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının ve 27.03.2013 tarihinin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının davalı işverene ait 1474886.35 sicil numaralı işyerinde 27.03.2013 tarihiyle işe başladığı ve işyerinde kaza geçirdiği 10.05.2013 tarihine kadar 45 gün çalıştığı, bu çalışmalarının Kuruma bildirimi yapılmadığı, sigortalılık başlangıcının 27.03.2013 tarihli olduğunun tespitine karar verilmiştir. 506 sayılı Yasa’nın 60/G maddesine göre 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlayacağı, ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin prim ödeme gün sayılarına dahil edileceği bildirilmiştir. Mahkemece 17.06.1996 doğumlu olan davacının sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 17.06.2014 tarihi olduğunun ve bu tarihten önceki çalışmalarıyla ilgili olarak geçen sürelerinin de prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 370/2 maddesi gereğince hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.