Esas No
E. 2015/4373
Karar No
K. 2015/5477
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2015/4373 E.  ,  2015/5477 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/07/2014 tarih ve 2014/34-2014/37 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hazce itiraz eden borçlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

İhtiyati hacze itiraz eden vekili, ihtiyati haciz kararının yetkisiz mahkemece verildiğini, müvekkili şirketin kanuni ikametgahının ... olduğunu ve ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, ihtiyati haciz talep edenle müvekkili arasında hiçbir sözleşme ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir borcunun olmadığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını ileri sürerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Karşı taraf alacaklı, ihtiyati hacze itirazın reddini istemiştir.

Mahkemece, duruşmalı olarak yapılan incelemede, talebin para alacağına ilişkin olup alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden mahkemenin yetkili olduğu, talebe konu fatura ve sevk irsaliyesinden alacağın varlığına kanaat getirildiği, ihtiyati hacze itiraz edenin ileri sürdüğü iddiaların menfi tespit davasına konu olabileceği gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Kararı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili temyiz etmiştir. Talep, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına ilişkindir.

İİK’nun 258/1 ve 50/1. maddeleri uyarınca, para veya teminat borcu için takip hususunda HUMK’nun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır ve ihtiyati hacze yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Anılan Kanunu’nun 265/1. maddesi uyarınca, yetkisiz mahkemede ihtiyati haciz kararı verildiğini düşünen borçlu, mahkemenin yetkisine itiraz edebilir. 6100 sayılı HMK’nun 10. maddesi gereğince sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda dava ve icra takibi, sözleşmenin yerine getirileceği (ifa edileceği) yer mahkemesinde de açılabilir. Sözleşmenin yerine getirileceği yer tarafların açık ya da örtülü isteklerine göre belirlenir. Aksi durumda ise sözleşmenin yerine getirileceği yer Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesi gereğince tespit edilir. Öyle ki uyuşmazlık konusu sözleşmeden doğan bir para borcu olup da, sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa bu para borcu alacaklının ödeme zamanındaki ikametgahında ödenir. Durum böyle olunca, alacaklı bu para borcunun ödenmesi için kendi ikametgahında takip ya da dava açabilir.

Somut olayda, ihtiyati hacze itiraz eden, itiraz dilekçesiyle yetki itirazında bulunmuş ayrıca alacaklı görünen tarafla aralarında sözleşme ilişkisi olmadığını ileri sürmüştür. Öte yandan takibe dayanak fatura ve sevk irsaliyesi taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığını ortaya koymamaktadır. Bu durumda mahkemenin kendisini, salt para borçlarına uygulanma olanağı bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 89. maddesine göre yetkili görmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle ihtiyati hacze itiraz eden yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati hacze itiraz eden yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.04.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.