18. Ceza Dairesi
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Ancak; Sanık hakkında tehdit, cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından dava açıldığı, tehdit ve cinsel taciz suçlarından beraat, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarından mahkumiyet kararının temyizi üzerine yapılan incelemede, soruşturma aşamasında kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarının uzlaşma kapsamında olduğu ancak TCK’nın 106/1. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi kapsamındaki tehdit suçu ile cinsel taciz suçunun uzlaşma kapsamında olmadığı, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile TCK’nın 106. maddenin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun da uzlaştırma kapsamına alınmış olması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükümleri gözetildiğinde, sanığın soruşturma ve kovuşturulması şikayete bağlı olan 5237 sayılı TCK’nın 123/1. ve 125. maddelerinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret suçlarının uzlaştırma kapsamında olması ve somut olayda 5271 sayılı CMK’nın 253/3. madde ve fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanma imkanın ortadan kalkması nedeniyle kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret eylemlerine ilişkin 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı, sanık ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnamedeki isteme aykırı olarak, başka yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/01/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın