11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/354 E. , 2015/4726 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/06/2014 tarih ve 2013/127-2014/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında personel taşıma sözleşmesi olduğunu, bu sözleşmenin Ekim 2011’de davalı tarafça sona erdirildiğini, personel taşıma hizmeti sebebiyle müvekkili şirket tarafından davalı şirket adına dokuz adet fatura düzenlendiğini, fatura bedeli olan 25.972,34 TL’nin davalı şirket tarafından ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ...
3.İcra Müdürlüğünün 2012/3427 Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalı borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının borca itiraz gerekçesinin yerinde olmadığını ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptalini ve %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından ...
21.İcra Müdürlüğü'nün 2011/6505 Esas sayılı dosyasıyla 03/03/2011 tarihinde başlatılan takibin 74.547,07 TL üzerinden kesinleştiğini, borcun ödenmesi için taraflar arasında 01/05/2011 tarihli protokol akdedildiğini, protokol kapsamında protokol tarihi itibariyle toplam dosya borcunun tüm faiz ve ferileriyle birlikte 91.675,04 TL olduğunu, ticari ilişkinin devam etmekte olması nedeniyle protokol kapsamında icra takibi dışında oluşan 11.778,27 TL’lik cari alacağın da dahil edilerek toplam 93.453,31 TL üzerinden taksitlendirme yapıldığını, protokol halihazırda meri iken ve borç devam ederken davacı tarafın müvekkili şirket hakkında dava konusu takibi yaptığını, davaya konu icra takibine mesnet faturaların davacı asile ödenmiş olduğunu, bu nedenle mükerrer yapılan icra takibine ve takip kapsamındaki borca müvekkili tarafından haklı nedenle itiraz edildiğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 2010 yılından bu yana ticari ilişkinin mevcut olduğu ve davalı borcunun 2012 yılı hesaplarına 70.972,34 TL olarak intikal ettiği, davalının 45.000 TL'lik bir ödemede bulunduğu ve bakiye borcunun 25.972,34 TL olduğu, bu hususun usulüne uygun tutulmuş davacı defter kayıtları ile sübut bulduğu gerekçesiyle ...
3.İcra Müdürlüğünün 2012/3427 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, personel taşıma sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.
HMK’nın 222/2-3 maddesine göre ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Dosyaya sunulu bilirkişi raporunda davacının delil olarak kabul edilen 2011 yılı ticari defterlerinin kapanış onaylarının yapılmadığı belirtilmiş ancak 2012 yılına ait ticari defterlerin kapanış onaylarının olup olmadığı ve davacı lehine delil olarak kabul edilip edilemeyeceği tam olarak belirtilmemiştir.
Ayrıca taraflar arasında protokol düzenlendiği ve tarihi taraflar arasında ihtilafsız olduğuna göre, protokole konu faturalarla dava konusu faturaların karşılaştırılarak dava konusu faturaların protokol kapsamında olup olmadığı, mükerrer takip yapılıp yapılmadığı, dava konusu faturaların tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmişse itiraz edilip edilmediği, mahkemece incelenip değerlendirilmemiştir. O halde, tüm bu hususları kapsar şekilde ek bilirkişi raporu veya yeni bir bilirkişi raporu alınmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.