13. Ceza Dairesi
13. Ceza Dairesi 2016/12211 E. , 2018/2388 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: I-Sanık ... yönünden temyiz isteminin vekalet ücretine ilişkin bulunduğu anlaşılmakla, bu hususta yapılan incelemede; 28/12/2013 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” biçimindeki düzenleme nazara alınarak kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasına “Beraat eden sanık kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/5 maddesi uyarınca takdir edilen 1500 TL maktu avukatlık ücretinin hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, aracın ruhsat kaydının sanığın ortağı olan diğer sanık ...'ın üzerine olduğu, suça konu aracın sanık tarafından katılana 27/04/2009 tarihinde satıldığına ilişkin katılan tarafından satış sözleşmesi sunulamadığı, sanığın aracı katılana ödünç olarak verdiğine ilişkin beyanları ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.05.2016 tarih, 2014/13-159 Esas ve 2016/257 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 5942 sayılı Kanun ile değişik 20/d maddesinde düzenlenen noterler tarafından yapılmayan her çeşit araç satış ve devir işlemlerinin geçersiz olduğuna ilişkin amir hükmü karşısında, davaya konu olayda hırsızlık suçunun yasal unsurlarının oluşmayacağı ve eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşılmakla sanıkların yüklenen suçtan beraati yerine yazılı gerekçe ile hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 20/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.